"Masa İmralı'da değil Ankara'da"

05.02.2016 17:43:54
A+ A-

Başlıktaki ifade, yine tırnak arasında olmak üzere Hasan Bülent Kahraman'ın bu günkü yazısının (Sabah, 05.02.2016) başlığı. O da Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun şu sözlerinden çıkarmış bu ifadeyi: "Masa İmralı'da Öcalan'la 3-5 kişinin oturması değil. Ben son on gün içinde 4 masa kurdum. Orada çağırdıklarım AK Parti teşkilatları değil, çoğu HDP'ye mütemayil insanlar. Aralarında her türlü geçmişten, kesimden, görüşten gelen STK'lar da var. Artık bu masa devam edecek." Başbakan'ın bu dediğinden, kısaca, bir tespit anlamında bu ifade çıkar elbette.

Değerli bir akademisyen ve entelektüel olan yazarın söz konusu yazısı, "Davutoğlu'nun sözlerinden satırbaşları" içeriyor. Bunlardan, yukarıda alıntıladığımdan başka birkaçını daha aktarırsam yazıyı bir ölçüde tanıtmış olurum.

"HDP'yi şımartan durumlar oldu. Süreç dolayısıyla "Bütün Kürtleri ben temsil ediyorum, karşımda da devlet..." Yok böyle bir şey. Bunu söylediğiniz zaman Türkiye'yi Iraklı'laştırırsınız. İkinci şımardıkları şey Suriye'de olan gelişmeler. Çözüm süreci yerine barikat ve hendekleri Suriye'den öğrendiler. Onlara oy veren kitleyi, dışarıda bırakmıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarını dışarıda bırakmıyoruz.

Silahsızlanma için Öcalan'dan mesajlar gidiyor, "Silahsızlanacağız" diyorlar. Demirtaş'ın Meclis'te yaptığı konuşma masayı devirdi. Demek İmralı'nın talimatı meseleyi çözmeye yetmiyor. Bunlar başka yerlerden de talimat alıyorlar, lobilerden. Türkiye kimin karşısındaysa onunla görüşüyorlar. Ermeni- Kürt lobi ittifakına yöneldiler. Sonra Moskova'da aldı soluğu. 

(...)  ( Burada, Başbakan'ın, Paralel ile işbirliği yapanlara yönelik sözlerine yer vermiş yazar.) 

Diyarbakır'daki oteller dolu. Parasını biz ödüyoruz, halk otelde kalıyor. Kentsel dönüşüm üzerinde çok ciddi çalışıyoruz. Bunlar 90'lı yıllarda köyler boşaltılırken oluşmuş son derece sağlıksız yapılaşmalar. Damlara keskin nişancılar yerleştirilmiş, İHA gönderiyorsunuz, bu sefer damdan çekiliyorlar. Aşağıda birbirine eklemlenmiş evlerin duvarlarını kırarak teröristler geçiş sağlıyor. Sokağa çıkma yasağı olmasa bu evlerin her birinden 3-5 cenaze çıkar. Sivil kayıp istemiyoruz."

(...)   (Yazar burada, Başbakan'ın iki konuya dair söylediklerine yer veriyor: Bülent Arınç'ın tartışılan açıklamaları, Barzani'ye mesaj.)

Suriye Donörler Konferansı'nda, Suriye'deki krizle alakalı katılımcı ülkeler 2016'da 5.6 milyar dolar, 2017-2020 döneminde ise 5.1 milyar dolar yardım sağlanmasına karar verdi. Başbakan Davutoğlu ise Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılar için tek başına 10 milyar dolar harcadığına dikkat çekerek, yardım miktarının yetersizliğine vurgu yaptı." (Yazar, Başbakan'ın bu dediklerini "Türkiye tek başına dünyaya yetti" ara başlığı altında vermiş.)

Ayrıca yazar, Başbakan Davutoğlu'nun, Londra'ya gelirken Halep koridoru ile ilgili ayrıntılı bilgi aldığını, kendisine verilen brifingde, Rusya'nın saldırılarının ardından sınırdaki Suriyelilerin sayısının 110 bini bulacağının ifade edildiğini, saldırıların artması ile birlikte toplam sayının 300 bine ulaşabileceğinin kaydedildiğini, Afrin bölgesine yakın bazı köylerin rejim güçlerinin eline geçtiğini belirtiyor yazısının sonunda.
http://www.sabah.com.tr/yazarlar/kahraman/2016/02/05/masa-imralida-degil-ankarada
 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.