scorecardresearch.com Öcü Safsatası: Kürtler, Ermeniler, Dış Mihraklar ve Daha Nicesi - Gökhan Özen - Radikal Blog

Öcü Safsatası: Kürtler, Ermeniler, Dış Mihraklar ve Daha Nicesi

19.07.2013 17:05:21
A+ A-

Komplo teorileri öne sürmek, iktidarların işler kötü gittiğinde başvurabildikleri bir yöntem. Kriz savuşturucular. Etkileri, dayandıkları küçük çaplı gerçeklerin insanların yüreklerindeki karşılığa bağlı. Mesela beyinlerimize devlet eliyle işlenen "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" bilgisi, her ne kadar yanıltıcı olsa da, savaştan çıkmış bir halkta önemli bir karşılık bulmuş. Bugün Türkiye'de hala Kürtlerin Türk düşmanı, Arapların işbirlikçi olduğu algısı varsa; Ermeniler, Aleviler hala bir iç tehdit olarak görülüyorsa bu, komplo teorilerinin uzun vadeye yayılabilmiş tesirinden kaynaklanıyor.

Peki komplo teorileri niçin tehlikeli? Ya da zararları ne ölçüde? Bu sorulara yanıt aramadan önce şunun cevabını vermeliyiz kendimize: Gerçeği ne kadar önemsiyoruz? Çünkü siyasi istikrarsızlıkların ve çözümsüzlüklerin ortasında çözümü belirginleştirebilmek, hakikatlerden yola çıkıp çıkmamamıza bağlı. Komplo teorilerini dikte etmeye çalışan zihniyetler, gerçeğin bulanıklaştırılmasını esas aldıkları için, bizi çözümden saptırdığı, düşünme irademizle oynadığı için düşmanımız olmalı.

Son günlerde, Türkiye'nin hayali düşman yaratma safsatası şekil değiştirerek yeniden önümüze geldi. Başbakan'ı izledik, duyduk. Gezi direnişinin temel meselesini anlamaya çalışmak yerine dış mihrakları dilinden düşürmemeye başladı. Kafasında uçuşan komploları bir hap halinde sundu bize. Yerseniz ne ala. Ama olur da onu sorgulama cesaretini gösterirseniz, o zaman gerçekten hapı yuttunuz demektir. Hemen itibarsızlaştırılmaya başlarsınız. Sahnede oynadığınız oyuna yobaz bir gazete tarafından bambaşka bir anlam yüklenir. Komploların izinden aptal koyunlar gibi gidenler sizi dar düşünmekle, "Büyük Oyun"u görememekle suçlar. Delilerin yönettiği bir ülkede normal olmak asıl delilik değil midir zaten?

Kanıt gösterme gücünü elinde bulundurduğuna inandığımız kimselerin ya da güçlerin sorumluluklarından kaçıp boyuna iddialar ileri sürmesine kuşkuyla bakmamız gerek. Peki söyledikleri şeylerin aksini ispat edebilir miyiz? Çok zor. Zira komplo teorileri, gizemli ve sorunlu bir düzlemde yeni bir gerçeklik örmeye çalışırken, bunun üstüne kutsal ve dogmatik bir örtü serer. Bu mekanizma, teorinin sorgulanmasının meşruluğunu gölgelediği gibi, çürütülmesini de engeller. Tabii şunun da altını çizmek gerek: Kutsallaştırılıp sorgusuz sualsiz kabul etmemiz istenen hayali düşmanlarımızın varlığını sorgulamak, başlı başına zorlu bir iş. Emek isteyen bir iş. Daha doğrusu bütün komplo teorileri için geçerli bu. Kutsal değerlerin siyasete alet edilmesine karşı çıkan bizler bile, zaman zaman işimize geldiği gibi davranıyor, komplo teorileri oluşturulurken siyasetin göbeğinde yaratılan bu kutsal boşluklara (komplolara) sahip çıkabiliyoruz.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.