scorecardresearch.com Türkiye'nin Çıkmaz Sokağı Suriye(1) - nurettin tasar - Radikal Blog

Türkiye'nin Çıkmaz Sokağı Suriye(1)

23.10.2012 12:32:18
A+ A-

 

"Bindik bir alamete gidiyoruz bir kıyamete" diye bir vecize vardır. Bu özdeyiş bugün bize Suriye krizini anımsatıyor.

Peki, Türkiye Suriye'de gitgide neden bataklığın içine saplanıyor?

Kısaca Türkiye'nin ölümlere karşı vicdani davranışı, bugün neden bedeller ödetiyor.

 

Tek kelimeyle belirtmek gerekir. "Çıkar" Hans Morgenthau Uluslar arası ilişkilerde Realist ekolün temsilcisi. (Ahmet Davutoğlu'da Stratejik Analiz kitabındaki önermeler bu anlayışın etkileri de bulunmaktadır.) Kendi teorisini ise Morgenthau, "güç" ve "çıkar" üzerine inşa etmiştir. Ezcümle "Ülkeler dış politikada davranışlarını çıkar üzerine oluşturur."

Türkiye'nin Suriye konusunda insani yaklaşımında kesinlikle çıkarı da vardır. Fakat düştüğü hata Suriye'nin iç dinamiklerini, uluslar arası etkenlerle ilişkilerini okuyamamasıdır. Ayrıca Suriye konusunda hükümeti eleştirenlere, sen de Basçısın gibi arkasında suçluluk psikolojisini barındıran çıkışları bir itirafın portresidir.

 

Hükümet Suriye konusunda CHP'yi Basçılıkla suçlayacağına, işbirliği içerisinde ülkenin Suriye konusunda dış politikasını belirleyebilirdi.

Türkiye'nin Suriye'ye özellikle Suriye'nin içerisinde direnişte bulunan Müslüman Kardeşlere, para ve silah verdiği, tartışmaya götürülmeyecek bir gerçek. Aynı şekilde Esad ve ekibiyle bazı CHP milletvekillerinin irtibata geçtiği, yine de geçebileceği de bir o kadar büyük bir gerçek.

İktidar muhalefet birbirlerine suçlamak yerine, bu gerçeklerden oluşan dinamizmi neden birleştirmiyor?

 

Hükümetin Esat'la ilişkisi sıfır derecesinde, Ama CHP'nin öyle değil önce ülke çıkarları, sonra dış politika dinamizmi için Ak Parti'nin CHP'nin ilişkilerinden yararlanması elzem.

 

Dış Politika milletin tamamının geleceğini ilgilendiren bir alandır. Bu alanda politika belirlemek ülke içindeki çoğunluğun iradesine sahip olanlara değil, Milli iradeye sahip olanlara düşer.(Ak Parti milli irade değil. Çoğunluğun iradesidir) En azında bu yol denenmeliydi.

 

Öncelikle Hükümet ülke dışında bir pozisyon belirlemeden önce ülke içinde bir uzlaşma zemini hazırlamalıydı. CHP ve CHP'li gibi düşünenlerin hassasiyetleri ve ilişkileri göz önünde bulunmalıydı.

Sonra ne mi olurdu?

Suriye'nin iç dinamikleri daha net okunur. Analizlerin geçerliliği daha da artardı.

 

CHP Esat yönetimiyle ilişkilerini devam ettirip, İran- Rusya bloğu ile diplomasi yürütürken, Hükümet Amerika Avrupa ayağı ve muhalifler ile hareket ederdi. Suriye'nin tamamında neler olduğuna hakim olan Hükümet, Esat'ın son 1 haftası, yok 2 haftası, yok yok son 1 ayı kaldı diyerek, güvenirliliği azaltmaz, ülke içerisinde ayrışmalara sebebiyet vermez. CHP'nin desteği ile manevra alanını genişletebilir. Sözün kısası Dış Politika noktasında eleştirilerin tek başına muhatabı olmaz idi. Sadece dilinde milli kelimesini pelesenk yapmaz, aynı zamanda uygulayıcısı olurdu.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.