scorecardresearch.com Türkiye'nin iç ve dış politika uyumu - 1 - Gurkan Gurkas - Radikal Blog

Türkiye'nin iç ve dış politika uyumu - 1

16.12.2012 17:54:12
A+ A-

 

Dış ve iç politika uyumu

 

Türkiye son yıllarda ekonomik alanda hızla yükselen bir değer olarak göze çarpmaktadır. Gelişen ekonomisi, iş gücü, genç nüfusu, eskiye nazaran daha şeffaf olduğu düşünülen devlet işleyişi ile beraber Avrupa Birliği ve diğer batılı müttefikleri ile baraber daha aktif çalışan ve onlarla ekonomik, askeri, siyasal ve kültürel etkileşim içinde olan bir Türkiye ön plana çıktı.

 

Fakat Arap Baharı ile başlayan ve etkileri hala devam eden Orta Doğu'da ki yeni demokratik anlayış ve özellikle Avrupa Birliği üyelerini doğrudan etkileyen ekonomik kriz Türkiye'nin iç ve dış politik dengelerini doğrudan ya da dolaylı bir şekilde etkiledi. Bunun akabinde Türkiye batı dünyası tarafından eksen kayması, yüzünü doğu'ya dönmek, AB tam üyelik hedefinden uzaklaşmak ve bölgesel güç olma hayalleri gibi suçlamalara maruz kalırken, diğer tarafta doğuda başta ABD ve AB olmak üzere batılı müttefiklerine hizmet eden bir imaj çizdiği gerekçesiyle doğuda eleştirilere ve tehditlere maruz kaldı.Sanırım şu anda ki hükümet ve ona muhalefet eden kesiminde sorunu bu noktada kesişiyor. 

 

Türkiye'nin iyi bir yönde gitmediğine inanan, şu ana kadar hükümetin başarı olarak gördüğü politikaları benimsemeyen ve olası bir krizin kapıda beklediğine inananlar ve bunun böyle olmadığına, Türkiye'nin diğer ülkeler kıyasla daha ileri bir noktada olduğuna inananlar arasında bir mücadele yaşanıyor.  Bu mücadele hukuki, siyasal alan başta olmak üzere hemen hemen günlük yaşamda da kendini hissettirebiliyor.

 

Aslında bu mücadelenin temelinde Türkiye'nin benimsediği ve uygulamak istediği devlet ya da hükümet politikalarında ki uyumsuzluk sorunudur. Türkiye daha çok ona yüklenen ya da bağlı olduğu anlaşmalar yoluyla ondan istenilen politikaları uygularken diğer taraftan kendi geliştirdiği politikaları uygulamak istediğinde uygulamakta olduğu politikalarla çatışıyor ya da ortaya büyük bir paradoks çıkıyor. Mesela, Avrupa Birliği'ne tam üyelik için hayati önem taşıyan 'Kopenhag Kriteleri'(Copenhagen Criteria)'nin uygulanması ile Türkiye'nin kendi iç tüzüğünde belirlediği ve uyguladığı demokrasi ve hukuk anlayışı hemen hemen her alanda birbirine zıt olmakla beraber sürekli olarak çatışma halinde gidiyor. En basit olarak Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(ECHR)'de ki durumu ciddi bir ölçü niteliğindedir. (http://www.echr.coe.int/NR/rdonlyres/53726604-BC07-4247-8D82-5053943D458E/0/PCP_Turkey_EN.pdf?)

 

Türkiye sorumlu olduğu politikaları yürütmekte hevesli ve istekli göründüğü halde bunu yapmaktan kaçınıyor çünkü kendi politikasını oluşturma hırsı ona bağlı olduğu sorumlulukları erteletiyor ya da bunların önünde engel teşkil ediyor. Yine aynı şekilde komşularla sıfır sorun ilkesiyle öne sürülen politika Arap Baharı ve İsrail ile yaşana diplomatik kriz ile başlayan ve devam eden hadiselerle başarısızlığa uğradı. Başta Avrupa Birliği, NATO ve Amerika Birleşik Devletleri'nin başını çektiği uluslararasi dengeleri şekillendiren batılı güçler hükümetin ürettiği bu politikanın hedef sahasını baştan aşağıya bütün kilit noktalarını ve aktörlerini değiştirdi.

 

Türkiye dış dengeleri okuyamadığı ya da görmezden geldiği için kendi yerli üretim malı "komşularla sıfır sorun" politikası başarısız oldu. Örneğin Ermenistan sınırının açılmasının gündeme gelmesi ve bunun Azerbaycan tarafında engellenmesi, Orta Doğu'da çeşitli diktatörlerle kurulan ikili ilişkiler ve oluşturulmak istenen vizesiz ticaret alanı, İsrail'le tırmanan diplomatik kriz ve Filistin sorununda Türkiye'nin taraf olması gibi kendi içinde oluşturulan politikalar sürekli olarak dış dengelerin engeline takıldı. 

 

Belirlenen ve uygulanmak istenen politikaların yararları ve Türkiye'ye getirebileceği menfaatler üzerinden politilar geliştirildiği için Türkiye kendi dışında gelişmekte olan hadiseleri yeteri kadar izleyemedi. Kültürel ve tarihsel olarak içinde barındırdığı zenginliği politik alana yansıtmak hevesini haklı bulmakla beraber bunun nasıl olması gerektiği konusunda yeterli düzeyde çalışmalar yapılmadığı gibi uygun politikalar benimsenmedi. 

 

Türkiye'nin hem doğunun hemde batının değerlerini benimsemesi ve bunu pratikte uyguladığı politikalara yansıtması Türkiye'yi zaman zaman kendi içinde ve dışarıda sıkıntıya düşürdü. Sanırım Türkiye açık ve net bir tavırla olmasada denge politikasını bir kenara bırakmak üzeredir ki bu Türkiye'nin bu seviyede ne kadar yararına olacaktır bu tartışmaya açık bir konudur. 

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.