Ayakta Kalabilmek!

11.03.2014 09:30:29
A+ A-

Mantığın ötesinde bireyler kurallarla bir araya gelir.

Bütün imkanlarını dolaşarak yaşamın sonuna uzanır.

Bu aşamada artık kendini reddetmemesi gerekir.

Gerçeklik dünyasında bunun nasıl olduğunu anlatmak gerekirse orası ciddi bir algılamayı/yaşamayı elzem kılıyor.

Şimdi bunu sorun etmeden akıl yoluyla daha basit oluşumlara değineceğim. Zira gerçeklik dünyası şu andaki işimiz değil. 

Diyelim ki İnanç dünyası içindesiniz.

Başta Çağımız düşünürlerinden araştırmacı yazar Üstad Ahmed Hulûsi'yi sonra sırası ile, Gavsı Azam Abdülkadir Geylâni Hazretlerini, İmamı Gazali, Abdülkerim Ceyli Hazretleri, Mevlâna ve Muhittin-i Arabi'nin eserlerini okuyup hatmettiniz.

Üstüne üstlük, bilimsel yöndeki araştırmalarınız onları destekledi.

Varsayalım ki sorulara verilecek yanıtlarınız belirli bir statü içeriyor. Artık kendinizden eminsiniz.

Her açıdan, muhatabınız tatmin oluyor.

Dünya ile ilgili tasavvurlarınız, sahip bulunduğunuz olanaklar, olasılıklar ve rastlantılar sizi pek fazla etkilemiyor.

Ama yine de karşı karşıya olduğunuz tehlikeleri savuşturmak için ?size yön veren temel bilgilere sahip olmanıza rağmen- uyanık olmak, ayakta kalmak zorundasınız.

Çünkü rüzgâr, her zaman hafif ve istediğiniz istikamette esmeyebilir.

Yaşamı, inancı savunmanın doğru bir iş olduğunu bildiğiniz halde, bunu yapamayabilirsiniz.

Her koşulda ayakta kalabilmenin, mevcut imkânları tartabilmenin yegâne işareti, riskler ve ansızın ortaya çıkabilecek olumsuz durumlara karşı hazır olmaktır.

Sizi eleştirenler, bir şekilde gözdağı vermeye kalkışmışlarsa "şans, tesadüf, olasılık." gibi gerekçelere sığınmadan, yerinizde durmanız gerekiyordur.

Tehlike ne kadar büyükse, yaşam yanınız, azminiz de o derecede fazla olmalıdır.

Sudan bahanelere sığınıp "Of, aman neden, niçin?" gibi tavır takınmalar ve bir zamanlar sevdiğiniz için deli divane olurken, şimdi hor hakir görmeler, ilmi bir hobi olarak değerlendirdiğinizin işaretidir.

Unutulmamalı ki; İnsanoğlu yanlışlarından bir şeyler çıkararak düzeleceği, hız kazanacağı yerde, illaki haklı olduğunu tutturuyorsa, yerlerde sürünüyor demektir.

Artık ayakta kalabilmenin tek çıkar yolu, akla gelebilecek tüm olasılıkları, peşinen kabul etmek, atlanmış olanlar varsa onları yeniden gözden geçirebilmektir.

Bu husus elzem olan bir davranış biçimidir.

Mademki bir yaşama çabası içindeyiz, öyleyse bundan iyice yararlanmalı ve şartlar ne olursa olsun, sarsılmadan dimdik durabilmeliyiz.

Böylesine bir tavır, kesinlikle kafa tutmak ve asi olmak anlamına gelmez.

Zira, edep dışına çıkmamak, tepkisiz kalmak, ilk planda düşünülenler olmalı.

Düşünüyorum da; başı hep dik, onurlu, düşüncelerinden, inandıklarından asla ödün vermeyen 'Adam gibi adam' diyebildiğimiz birçok kişi tanıyorum.

Toplum tarafından da tanınıyor ve takdir ediliyorlardı. Onlardan bir şey duyunca toplum kendine çekidüzen verme ihtiyacını hissediyordu.

Bugün ortalıkta yoklar, kayboldular.

Şimdi isimleri bile zor hatırlanıyor.

Ruh kendini yok saydığı için maddeye dönmüşler diyemiyeceğim ama gerçekleri eskiden konuştukları mevzuları/ilmi bugün unutmuşlar diyebiliyorum.

Bunun nedeni çok basit; bir duygusal olay, tasavvufi yaşamlarını bitirmiştir.

İnanın, mübalağa etmiyorum, kafadan da atmıyorum, bunu gözlemlerime dayanarak söylüyorum.

"Ama yine de iyi ki onlarla beraber olmuş, farklı günler yaşamışız" diyorum.

Kendilerine teşekkür ediyorum.

Yer altına inmiş olsalar bile, insanlara  bugün ayakta kalabilme hususunda farkında olmadan yardımcı oldukları için.

 

Ahmed F. Yüksel

 

https://twitter.com/sufafy


https://twitter.com/AhmedHulusi


http://www.ahmedhulusi.org/

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Tehlike ve yaşama azmi.. -

Tehlike ne kadar büyükse; yaşama azminiz o kadar fazla olmalı diye geçiyor… İşte bu da zaten farklı olanların keşfidir! Onlar zaten pes etmeyerek, yılmayarak, azimle devam ederler. Ve dahi asla vazgeçmezler. Belki de bu dilde kolay, ama yaşamda zor bir düsturdur. Fakat yaşamın zor olduğu da zaten hep söylenmez mi?! Tabi, ben buradaki yaşam derken; hakikatı yaşamak, evrenselliği yalamak, Tek’liği, Vahdet’i yaşamak diye anlıyorum. Gerçi bu doğruları hayatın diğer kısımlarına da taşıyabiliriz, şaşmazlar. Evini geçindirmek zorunda olan bir babadan tutun da, ülkesini yönetmek isteyen siyasetçiye ve ya keşif yapmak isteyen bilim adamına… Ne mutlu bu uğurda insanlığa yardımcı olanlara. Selam onlara olsun. tarkanT.

1 0
Simurg'un Öyküsü gibi... -

Yazınızın sonlarına doğru değindiğiniz insan tipleri benim de etrafımda olmuşlardı. Hatta tasavvuf yoluna birlikte girdiklerim bile vardı aralarında. Akıllarına, zekalarına hayranlık duyardım. Dediğiniz gibi, söylemleri beni etkilerdi. Sonra zaman geçtikçe teker teker yok oldular... Hani SiMURG’u (Zümrüt-ü Anka) bulmaya giden kuşların vadilerde kalmalarının anlatıldığı öyküdeki gibi. Her biri farklı vadilerde kalır; aşk vadisi, hırs vadisi, ayrılık vadisi vb. En son kala kala 30 kuş kalırlar… Farsça si; otuz, murg; kuş demektir… Bir de bakarlar ki, simurg kendileriymiş aslında.. İşte yazıda bahsedilen konu gibi, ayakta kalabilmek çok zordur. Tasavvuf aşıkları bu yolun uzun olduğunu öncelikle bilmeliler. Ve benim en motive edici düsturum da şudur: ‘’Yolda olmak, vardım zannıyla, yoldan çıkmaktan çok daha alâdır.’’ Bu yüzden edebi elden bırakmamak ve hazımlı olmakta büyük avantajlar vardır! fidanc

1 0
FB; Ayakta Kalabildi ve... -

Başlıkla uyuşan bir olayı sanırım FENERBAHÇE gerçekleştirdi. Ben şöyle düşünüyorum; Her olumsuzluğa, haksızlığa rağmen, yani rüzgarın bırakın yavaş esmemesini, boralar, kasırgalar yapmasına rağmen; DİM DİK ayakta kaldı..! Şu an devam eden müsabakada, halen 1-0 önde:)) Ve bu sene Allah’ın izniyle ŞAMPİYON!!! Yukarıdaki yazıya bu yorumu okuyanlar lütfen şaşırmasınlar. Tasavvuf ehli bilir ki: ZAHİR de BATIN’ın aynasıdır.. Ve bazen zahirden okumak olayları, kavramları daha net anlamamıza yardımcı olacaktır… Sen çook yaşa Fenerbahçe emi…snblolu

1 1
Ayakta Kalabilmek! Allah Ahlakı ile Ahlaklanabilmek -

Ayakta Kalabilmek!Aslında yazınızda da belirttiğiniz gibi tam da sistemin “İnsan olma gayesindeki”nden istediği de bu galiba. Üstad Ahmed Hulusi'nin dediği gibi "Allah Ahlakı ile ahlaklanabilmek".Ne derece bu ilimi okumuş olursanız olun yaşamınızda karşınıza çıkan o ANlık davada gösterdiğiniz ilk tepki ile ölçülebiliyor O’nun Ahlakı anladığımız kadarıyla. Aslında sistem dedik ya, beynin kurguladığı senaryo bu şekilde galiba! Beyin frekansını ilmi çalışma ve aktivitelerle yükselttikçe, beyin üretimi de yeni veri tabanına göre oluyor ve yeni frekansın oluşturduğu yeni deneyimler bir sonraki adıma yaklaşabilmek için suretleniyor. Farkındalık yükseldikçe, beyin üretimi o yönde gerçekleşiyor.Neyi talep edip veri tabanımıza kodluyorsak,onu yaşamaktayız.Dolayısıyla yaşamadığımız bir ilimi taşıyor hale gelmek de büyük yük. Öbür taraftan beyinin yaşatacaklarının karşısında bilgiyi kullanabilmek te "Ayakta Kalabilmek" demek. Teşekkür ederiz beyin frekansımız güncelleyen değerli yazınız için

2 0
Uzun maraton koşucusu olanlar kazanacak.. -

Sayın Yüksel, ilginç cümlelerin aralara sıkıştırıldığı farklı üslubunuzla yazılan yazılardan birisiydi az önce okuduğum:) Her şey iyi- güzel- tavsiyelerle dolu derken, son kısımlarda takıldım kaldım. Ya da anladıklarımdan daha farklı manalar da içeriyor gibiydiler.. Bazı insanların tasavvuftan çıkmalarına sebep olan; duygusal olaylardı dikkat çekilen sanırım. Ve bu yola girenlerin en korktuğu şeydir, sevdalarının uzun sürmemesi. Anlaşılan durum ne olursa olsun; sakin, durgun, pasif de olsak, yolda durmayı bir şekilde becerebilenler kazanacak. Sizlerden öğrendiğim bir şey varsa; uzun maraton koşucusu olmalıdır modern dünyada da olsa; yolcular!!! kortanT

1 0
''Tehlike ne kadar büyükse, yaşam yanınız, azminiz de o derece fazla olmalıdır'' AFY -

Özellikle yazıdaki şu cümleler içinde bulunduğum durumun küçük bir özeti sayılabilir:’’ Ama yine de karşı karşıya olduğunuz tehlikeleri savuşturmak için, size yön veren temel bilgilere sahip olmanıza rağmen- uyanık olmak, ayakta kalmak zorundasınız. Çünkü rüzgâr, her zaman hafif ve istediğiniz istikamette esmeyebilir.’’ Hatta benim rüzgarlarım sürekli böyle esmede sanki! Özellikle bu son 1-2 yıldır. Adeta canım ülkem; Türkiye gibiyim:)) Özellikle bu durumda olanların kesin okuması lazım bu makaleyi. İçinde kendilerini ayağa kaldıracak cümleler bulacaklar. İşte kocaman bir örnek: ‘’ Tehlike ne kadar büyükse, yaşam yanınız, azminiz de o derecede fazla olmalıdır.’’.. Harika..Teşekkürler.. cemo

1 0
Nice başlar kesilir hiç soran olmaz -

Sanırım, bu yazınızda Allah ilmiyle ciddi olarak ilgilenenleri muhatap aldınız.Bu işi hobi olarak yapanlar değil. Çünkü böyle de bir moda var; sufi sözleri paylaşmak. Hoş ben buna karşı değilim, yanlış anlaşılmasın. Bu da bir şeydir, hiç değilse. Ama bu olaylarla ciddi olarak ilgilenmek, yaşam hedefi yapmak herkesin harcı değildir. Yazınızda örnek verilen kişi, saydığınız çok önemli düşünürleri okumuş, adeta bilgi dağarcığını da sağlam temellere oturtmuştur. Ama tüm bunlara rağmen; ayakta kalabilmek zordur değil mi! İşte bu yüzden zaten demişler ki eskiler: ‘’Bu yolda nice başlar kesilir; hiç soran olmaz.’’ Dikkatlice adım atmak, belki adım dahi attığını varsaymamak, edebi elden bırakmayıp, başı önde tutmak; gururla kaldırmamak gerekiyor… ışınay

0 1
'Bütün imkanlarımı' dolaşabildim mi?! -

‘’Mantığın ötesinde bireyler kurallarla bir araya gelir. Bütün imkanlarını dolaşarak yaşamın sonuna uzanır.’’ Hemen girişteki bu 2 cümle açıkçası beni bir hayli düşündürtmedi dersem eksik olur yorumum. Esasında bireylerin olduğu yerde kurallar olmazsa olmazdır. Hatta hemen 2 kişi olunur olunmaz kurallar başlar. Hatta benim gibiler tek başına yaşadıklarında dahi kuralları olur. Değil mi? İnsan tek başına yaşadığı evde bile bazı kurallar edinmeden yaşarsa, kaos ortamına sürüklenebilir. Her neyse, bu değil konumuz. Yazıda da başlık olan ‘’ayakta kalabilmek’’, tüm başkalarına rağmen, söz konusu olduğuna göre bahsedilen toplumsal kurallar olsa gerek. Yaşamın sonunu düşünecek yaşlara geldim sayılır bendeniz de! Ama işte ‘bütün imkanlarımı’ dolaşabildim mi?! İşte okuduğumdan beri bu cümleyi düşünmekteyim:)) ! Saygılarımla.. gültekin

2 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.