scorecardresearch.com Başarının sırrı - ahmed f. yüksel - Radikal Blog

Başarının sırrı

13.09.2013 21:10:32
A+ A-

Başarı, sadece bir bireyde, bir toplumda değil, ülkeler bazında da aranan bir özelliktir.

Özgünlüğü (gerçeğe uygunluk-orijinalite) öne çıkarabilmek ile başarı gerçekleşir.

Başarıya aç toplumlar vardır, onlar genelde bunalımla ömür  tüketmek zorunda kalırlar. Nedeni, özgünlüklerini kullanamayıp, kimi zaman gerçekten çok yetersiz oluşları, bazen de her türlü icraatlarının önünün bir şekilde bu yüzden tıkanmasıdır. Dolayısıyla, başarısızlık; özgünlüğünü ortaya koyamayanların çatışma, karışıklık, kargaşa gibi görünen, noksan sıfatlı hareketlerlerin yaşanması diyebiliriz.

Aslında, başarısızlık dediğimiz kavram, aklımızın düştüğü, düşük frekanslı bir yaşamı gösterir. Bu da şöyle bir farkı doğurur; aşağılanan, ezilen, analiz etmekten yoksun bireylerle, önder, yol gösterici, tavsiye edici davranışlardan maalesef, yoksun kalanlar...

Toplumumuzda gerçeği saptayıp, gerekli tedbirleri alan, uyum zorluklarını asgari düzeyde tutmayı becerenlere başarılı gözü ile bakılmakta. İşte bu bireylerin "başarıları" gibi görünen konumlarına bakmayın. Onlar aldatıcıdır, tesadüfîdir. Bunun temeli, eğitmek-öğretmek, özetle, topluma faydalı olmakla değil, itibar kazanmakla alakalıdır.

Ancak bunları neden yaptıklarını anlatmak ve meşrulaştırmak durumunda kalırlar.

Doğal bir algılama biçimi olarak bunu söyledim.

Aksi halde kendilerini ispat edemezler.

Dikkat edin onlar; mükemmelin peşinde koşuyor görünüp, bütün değişimlerin-yeniliklerin önünde set olmayı tercih ederler. Dolayısıyla, bu kişiler bulundukları yerden adım adım gerileyerek kayıplara girerler. Bugünleri dün olan kimselerdir.

Ayrıca, o kaybın yeri, hiçbir kazançla dolacak gibi görünmez. Bu düşünce ile hayata bakanların kurduğu düzen işlemez olur.

Gerçi ilk etaplarda bu taklitçi kişilerin eylemleri ayırt edilemez, ama fark edildiğinde işler iyice karışır ve başarısızlık iyot gibi ortaya çıkar.

Taklitçi kişiler özgünlüklerinin farkında olmayan, onları açığa çıkarmanın önemini kavramayan birimlerdir.

Özgün olanı yakalar ve onun arkasından gider, kendince özgün olanı biraz farklılaştırıp, satar. Ancak değerlendirmesi belirli bir seviyenin üzerinde olanlar bu taklitçi ortaya koyuşları çok rahat değerlendirir, kendi özgünlüğünü açığa çıkarma gayretinde olurlar.

Bu noktada özellikle pozitif bilim takip etmek insana çok şey kazandırır. Özgünlüğünü ve dolayısıyla başarıya imkan verir. Yoksa insan rutin işlere dalar gider.

"Herkes başarılı olmak zorunda mıdır?" şeklindeki sorunun cevabı "evet"tir.

Çünkü insanının buna mecburiyeti vardır.

Bu anlatım başarının ve yenilenmenin tarifidir.

Ayrıca, başarının dili ve pratiği, bireyin "kendini toplumun üstünde görmemesi, ezilme, mağduriyet" gibi koşullarda diklenmemesi sınıf ve kin gütmemesidir.

Aksi takdirde, değişik manevralara ve komplolara girer ve bu hareketleri daha da baskın şekilde artar.

"Benim yaşadığımı başkası yaşamasın diyenin, ben elimden geleni her şeyi yaparım" diyenin, "bu toplumun başarısı için her türlü çabayı göstereceğini söyleyenin" sözlerine kulak asmamak gerekir.

Onlar bu taktikleriyle bir yere varamadıkları gibi, başarılı da olamazlar.

Sadece hayal ederler.

                                       

AHMED F. YÜKSEL

(https://twitter.com/sufafy)



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Taklitle- sözle başarı olmuyor -

Enteresan ve sorgulayıcı bir yazı kaleme almışsınız. Biraz kafam karışsa da; cümleler tamamlandığında yerli yerine oturtabildim. Şu son kısım çok kayda değer geldi: "Benim yaşadığımı başkası yaşamasın diyenin, ben elimden geleni her şeyi yaparım" diyenin, "bu toplumun başarısı için her türlü çabayı göstereceğini söyleyenin" sözlerine kulak asmamak gerekir.’’ Çünkü tam da seçime az kala adayların ağzından dökülen sözler bunlar. Tabi başka mekan ve zamanlarda da duyulan. Anladığım kadarıyla bu sözlere kulak asmayın, mühim olan o kişilerin samimiyeti ve yaptıkları, sonuçlandırdığı işlerdir denmek isteniyor. Ya da bu uğurda ne kadar fedakarlık yaptıkları önemlidir. Yoksa hamasi sözlerle ve fedakarlık edebiyatıyla bir yere gelinemez…kayacan

1 0
Klişe maddeleri olmayan bir yazı -

Bu sıralar kendimi çok başarısız hissediyordum. Bu bakımdan, yazının başlığı beni hemen içine alıverdi:) Klişe başarı yazılarından oldukça farklı bir yazı okudum. O kadar çok alışmışız ki, klişe başarı maddelerine!.. neyse ki, farklı bakış açıları yakalayanlar da varmış. İşte bu yüzden de, şu an kendimi oldukça İYİ HİSSEDİYORUM. Paylaşmak istedim.

0 0
Başarının Sırrı Evrensel Şuur -

Yazınızla net olarak anlaşılıyor ki kalıcı,dünyaya mal olmuş bir başarının sırrı,Evrensel Şuuru yakalamaktan ve onun için o eylemi ortaya koymaktan geçiyor.Kendi egosu,istekleri için veya belirli bir kesimin istekleri için girişilen her oluş sonucunda bazıları tarafından başarılı kabul edilse de mutlaka bir başka kesim tarafından başarısız görülecektir.Oysa özellikle pozitif bilimle uğraşanlar sizin de yazınızda dikkat çektiğiniz gibi insanoğlunun evrensel davası için uğraşmaya ve Evrensel Şuur adına kendilerne başarı hedefi koymaya daha yatkındırlar.Asıl, pozitif bilimle harmanlanmış,kendi içsel başarısının peşine düşmüş ve Evrensel Şuur'un frekansını içsel yolculuğunda da yakalamış olanların başarısı!Böyle bir başarının ne bir millete,bir ırka,belirli bir gelenek görenek anlayışına göre kıstlı niteliği olur ne de zamanla,mekanla kıstlanmış niceliği olur.O başarı,artık sonsuz sınırsız,zamansız ve mekansız olarak tüm insanlığa mal olur.Değerli yazılarınız bizleri besliyor,ufkumuzu açıyor.

0 0
Benim en çok başarılı olmak istediğim alan; İNANCIMDIR açıkçası -

Benim en çok başarılı olmak istediğim alan; İNANCIMDIR açıkçası. İşte böyle olan kişilerin de dışsal, yani popüler bir başarıdan haz etmeyeceğini, tamamen, yazıda da geçtiği gibi, ÖZGÜN başarılar bulabileceğine inanıyorum. Özgün başarılar tüm inananların olsun, toplumda da sayıları artsın umuyorum. Teşekkürlerimle.

1 0
‘’MUTLUYUM; ÇÜNKÜ BAŞARDIM’’ M. Kemal Atatürk -

‘’MUTLUYUM; ÇÜNKÜ BAŞARDIM’’ M. Kemal Atatürk. İşte benim en sevdiğim sözlerden birisi. Demek ki, mutlu olmakla başarılı olmak arasında kesinlikle bir bağlantı var. Demek ki, kişi neye takarsa ve onu başarırsa mutlu oluyor. Bu durumda Sayın Yüksel’in başarıya aç toplumların bunalımda olduğunu yazmasına %100 katılıyorum. Ve şu önemli cümleye: ‘’ BAARISIZLIK DEDİĞİMİZ KAVRAM, DÜŞÜK FREKANSLI BİR YAŞAMI GÖSTERİR!’’ Bence yazıdaki en flaş cümlelerden birisi de bu. Dikkat edelim, frekanslarımız düşmesin. Başarılı ve mutlu olmanız dileklerimle

0 0
Başarılı olmak istiyoruz ya.. -

Başarılı olmak istiyoruz ya.. Oysa hiç dikkat ettiniz mi bilmem. Kişi başarılı olmak istediği kulvardaki en başarılı olan kişiler karşı, nedense nefret içindedir. En başarılı gazeteci olmak isteyen kişi en başarılı gazeteciye, başarılı olmak isteyen oyuncu; en başarılı oyuncuya, bir sınavda başarılı olmak isteyen öğrenci; o sınavın en başarılısına gıcıktır yani. Bu böyle gelmiş, böyle gider. Ve bu yarışın içindeki insanlar bence hiçbir zaman mutlu olamazlar. Ve bir tek DİN KONUSU MUAFTIR bu durumdan diyorum. Çünkü bu bahçede başarılı olanlara değer verilir, sevgi duyulur ve öğütleri önemsenir. Ben sadece bu konuda, yani inanç ve iman konusunda başarılı olmak isteyenlerdenim. Allah kolaylaştırmış olsun inşallah diyorum. Selam ve dua ile..

0 0
Bir zamanlar başarılı olanlar, bir zaman sonra olamayabiliyor -

Bir zamanlar başarılı olanlar, bir zaman sonra olamayabiliyor. Ya da bazı ortamlarda başarılı sayılanlar, başka ortamlarda sıradan sayılabiliyor. Mesela, okul hayatı. Bazı kimseler, okulda başarılı, sevilen, sayılan bir öğrencidirler. Öğretmenleri, arkadaşları onlardan çok şey bekler, geleceğe dair. Oysa yıllar geçer ve o kişilerle hayat yolunda karşılaşırsınız. O da ne! Gayet az paralı, az kariyerli ve az başarılı birisidir karşınızda duran. O şaşaalı günleri ve göz kamaştıran beyin gücü izlenimleri yok olmuş!!! Evet, maalesef, hayat acımasızdır. Taklitle ve çıkarla doludur. Bu yüzden hayatla kıyaslandığında daha adil ve güzel kalan okul ortamı yok olmuştur. Ve hayat bu değerli kişilikleri harcamıştır adeta..

0 0
Bu çok enteresan geldi! -

Yazının şu kısmı bana enteresan geldi. Özellikle POZİTİF BİLİM’in üzerinde durmanız. Özgünlüğe ve başarıya götürür ve rutin olmaktan kurtarır diyorsunuz. Bu çok enteresan geldi! Biz hep başarının sırrı deyince farklı maddeler okumaya alışmışız. İşte kendinize güvenen bir hava gösterin, insanların gözlerinin içine bakın, ellerini sıkıca tokalaşın, göz temasından çekinmeyin vs. vs. Şimdi bir ezberim bozuldu! Bu yazıda farklı bir başarı ve sırrı var anlaşılan! Dikkatli okumak lazım-mış! Sevgiyle ..

0 0
Oldukça farklı başarı sırlarını ele almışsınız -

Oldukça farklı başarı sırlarını ele almışsınız. Oysa bizlere hele de son 15-20 yıllardır dikte edilenlerin dışında.Bilemiyorum,belki de daha uzun yıllardır. Bir sürü firmaların elemanlarına verilen seminerler, öğretilerin dışındaki bir BAŞARININ SIRLARI yazısı çıkmış ortaya. İnşallah artık böyle dönemler başlasın. Ve beynimiz şu POPÜLER BAŞARILI OLMAK konusundaki çöplerini ayıklasın. Elinize sağlık. Belki 2.si de yazılabilecek bir konu der ve bu konuyu tekrar yazarsınız. Severek okuruz, inanın..

0 0
Yazarın sonlara doğru sorduğu soru ve cevaba takıldım ben -

Yazarın sonlara doğru sorduğu soru ve cevaba takıldım ben. Herkes başarılı olmak zorunda mıdır? Demiş ve; EVET diye yanıtlamış. Bu bana biraz ters geldi. Neden ki? Ben başarısız olmayı seçemez miydim? BU özgürlüğüm yok mu ki?. Neden evet? Açıkçası orda biraz takıldım! Ama sonra altındaki satırları okuyunca ohh be! İçime su serpildi. Çünkü buradaki evet, farklı ve en güzel başarılı olmak ile ilgiliymiş. İnşallah bu başarılı insanlardan oluruz ve bu niteliklere haiz oluruz. Sevgilerimle.

0 0
ÖZGÜN DE-ĞİL-LERR!! -

Çok güzel bir konuya değinmişsiniz: BAŞARI ve ÖZGÜNLÜK!!! BU bence, şu soruya da cevap veriyor. Özellikle bu sıralar başımızda dolanan. Tabi başı olanda, yoksa büyük kesimin umuru bile değil. Soru şu ve yaşanan: Neden İSLAM ÜLKELERİ- Bu coğrafya bu kadar başarısı ve rezil durumlar yaşıyor! Şu hale bak. Petrol onlarda, zenginlik onlarda ve EN SON- EN MÜKEMMEL DİN onlarda iken???( Off off birden çok sinirlendim. Yazarken bile). Neyse, diyeceğim şu: ÖZGÜN DE-ĞİL-LERR!! Çok teşekkürler, içimize su serpti bu bakış açısı inanın..

0 0
O kuyu TÜRKLERİN KUYUSUDUR! -

Ben de bir fıkrayı hatırlatmak istedim. Özellikle toplumsal- ülkesel başarı örneğimize cuk oturuyor. Fıkra ŞU: Malum cehennem kuyularını gezdiriyormuş Zebani ;yeni gelen Meleğe. Özellikle de her kuyunun başında bekleyen Cehennem Bekçileri arkadaşlarını: ‘’Bak, bu İngilizlerin kuyusu, bu Almanların kuyusu, bu Rusların vs’’ Her kuyunun başında da korkunç bekçiler tabi.. Ama oda ne, yeni gelen bir bakmış ki, BİR KUYU VAR VE BAŞINDA BEKÇİ-MEKÇİ YOK!!! ‘’Bu ne, nasıl olur? Kimlerin kuyusu bu? Hangi Milletin??!)..’’Haaa o mu??’’ demiş Zebani: ‘’O kuyu TÜRKLERİN KUYUSUDUR! EVET BEKÇİ KOYMADIK; ÇÜNKÜ GEREK YOK! ONLAR ZATEN BİRİSİ BAŞINI YUKARIYA ÇIKARINCA; AŞAĞIDAN ÇEKİVERİYORLAR!’’:)))) Anlayan anladı. .

0 0
Sonundaki cümleler -

Başarılı olmak hakkında keskin ve düşündürücü analizlerle dolu bir makale okudum! Sonundaki cümleler ise bir hayli şaşırtıcıydı! Anlaşılan toplumu uyanık olmaya davetiye var. Tabi ki olması gereken de bu. Ellerinize sağlık, teşekkürler

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.