Bunca kalabalığın arasında, nasıl bu kadar yalnız ve yabancı olarak kaldı insan?

28.04.2014 16:53:34
A+ A-

Güç, başarı, itibar ve maddi zenginlik hırsı, çağımız insanını ne yazık ki şiddetli bir yalnızlık ve mutsuzluk çukuruna itmiştir.

İnsan, bir kasırgaya dönüşen bu hırs rüzgârının önünde savrulurken, en temel özelliğini,duygulanabilme yetisini yitirmiştir. Hüzünlenmeyi, sevinmeyi, özlemeyi, güvenmeyi, bağışlamayı ve sevmeyi unutmuştur.

Hırs rüzgârı; insanın, kendi içiyle, doğayla ve çevresi ile bağını kopararak sağlamıştır bunu. Bütün bunlar, hızlı sanayileşme ve kentleşme sürecinin bir sonucudur.

Bir bütün olan doğanın önemli bir parçasıdır, insan. Doğa, onun kendisini en güvende hissettiği, en fazla huzur bulduğu yerdir, yani onun yuvasıdır aslında. Yuvadan uzaklaştığında ya da yuva yıkıldığında nasıl bir travma yaşarsa, doğadan koparılmak da, doğanın tahribatı da aynı psikolojik sarsıntıyı yaratır insanda.

Bizler ne zaman ki yabancılaştık doğaya, onun doğal ritmine ve öğretilerine, ne zaman ki, dünyada diğer canlılarla birlikte yaşadığımızı unutup, onları sadece, bize hizmet verenler  olarak, görmeye başladık, işte o gün kendi köklerimizi kestik aslında.

Köklerini kestiğiniz ağaca, köklerini kestim ama,sana bunun karşılığında su, besin ve enerji veriyorum demek ne trajikomik bir durum değil mi?

Doğaya yabancılaşırken, aslında birbirimize, dünyaya ve hayata ne kadar yabancılaştığımızı ve ne kadar yalnızlaştığımızı göremedik...

 

Ne zaman ki unuttuk,

bahar yağmurlarında

ıslak toprak,

taze ot

ve karanfil kokusunu?

işte o zaman unuttuk

özlemeyi, gülmeyi, ağlamayı,

bağışlamayı

ve SEVMEYİ?

 

CANAN BEŞİR BEKEM



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.