Derin Darbeler

14.07.2013 22:50:55
A+ A-

Biz sadece doğan, büyüyen, bir meslek sahibi olan, evlenen, çocuk yetiştiren, mevcut sistemde sorgusuz yaşayan ve öbür dünyaya göç eden canlılar mıyız? Hayatımızın amacı bu kadar mı?

Hayatımıza çok derin darbeler vuruluyor. Nedir bu derin darbeler diye sorguladığımızda görüyoruz ki; bizi bambaşka bir insan yapmak için çabalayan "bilincin uyanışı" ile karşılaşıyoruz.
Peki bilincimiz nasıl uyanıyor? Bu uyanışın farkındalığına nasıl ulaşacağız?
Hangi derin darbeler bilincimizi etkiliyor?

Derin darbeler günlüğü yapalım ilk önce;
Çocukluğumuzdan başlayalım derin darbelerin neler olduğunu sorgulamaya. Yaşadığımız suistimalleri, anne baba ölümlerini, çok sevdiğimiz insanların kayıplarını, anne baba ayrılıklarını, en yakınlarımızın  vahşice kavgalarını, sistemin getirdiği rekabet ile vahşi kapitalizmin içine çekilişimizi, en yakın arkadaşımız ile çocukluktan başlayarak yarış içinde büyümemizi ve daha onlarcasını....
Çocuk olarak aldığımız darbelerin bilinçaltımızı nasıl etkilediğini anlamadan geçen yıllar...
Kendimizin önemli olduğunu hissedemeden geçen yıllar...

Sistem sizin  değersiz olduğunuzu çok fazla çalışmanız gerektiğini her fırsatta vurgular ve yetişkinliğe adım atarsınız onlarca çözülmemiş duygusal, zihinsel, bedensel ve ruhsal problemlerle...

Bilinç, bu darbelerin farkındadır fakat hala harekete geçip uyanamamaktadır. Bir de İSTİBDAT döneminden kalma genlere yerleşmiş boyun eğme ve her denileni sorgusuz kabullenme de var. Kolay değil doğuştan yetişkin olana kadar ve genlerle de gelen değersizlik hisleri o kadar yoğun ki; " bilincin uyanışı" iyice derinlere gömülmektedir.

İş yaşamınızda, aile yaşamınızda, yakın arkadaşlıklarınızda, aşk yaşamınızda sistem sürekli derin darbeleri bedeninize, ruhunuza, zihninize herşeyinize vurur ve uyanışınızın sağlanmaması için elinden geleni yapar.

Sizi muhteşem farkındalıklara taşıyan  hislerin ne olduğunu bilmeden yetişkin ebeveyn olduğunuzda sizden ne beklenir? Herşeyi anlamanızı, bilmenizi ve farkında olmanızı. Mümkün müdür; affetmenin, huzurun, koşulsuz sevginin,  değerli olmanın, bağışlamanın hislerini bilmeden "bilincin uyanışı" nı tatmak.

Toplum olarak ve bireysel olarak en önemli his "değerli olmak" hissidir. Toplum ve birey kendini değerli hissetmek ister. Sanki bu his kalbimizde hiç susmayan bir kuş gibidir her fırsatta çıkıp ötmek ister. Toplumun her bireyine her yaşta ve her yerde bu hissi yüklediğiizde; ailede, iş yerinde, devletin her kademesinde barışı, huzuru ve kardeşliği inşa edersiniz.

Bizlere düşen en önemli görev bireylere bütün bu hisleri tattırarak "bilincin uyanışı" na katkıda bulunmak olmalıdır. İndigo çocuklar (bk. 31 Mayıs İndigo Çocuklarını Anlamak) bu farkındalığı çok çabuk kavrıyor ve uyanıyorlar. Doğuştan gelen yetenekleri sayesinde kendilerine bu hisleri tattırmayan otoriteyi yönlendirip, biz buradayız diyorlar. Darısı yetişkin ebeveyn olmuş insanlarımızın bu hisleri tatmasına.
Son söz:
Son söz sizindir.
Yavuz Bilgin



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Derin Darbeleri -

Sayın editörüm topluma derin darbeleri beraberce öğretelim mi? Bu öğrenme çok önemli farkındalıklar kazandıracaktır. Saygılarımla

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.