Ölmek hepimiz için zordur

28.02.2014 00:14:47
A+ A-

 “Sokakta aciz kalmış bir hayatın içindeyiz ve çöp karıştırarak karnımızı doyurmaktan öteye gidemediğimiz, ölüme hazırlandığımız günlerimiz zalimce birbirini izlerken bir adam gelip bizi evlat edinmek ister. Sıcak bir yuva vaat eder bize ve ölene kadar onu sevmek isteriz; çünkü daha biraz öncesine kadar ölümle her anımızı dans ederek geçirmişiz ve asla başımızı okşayanımız olmamış. Bizim için artık önemli olan tek şey elini uzatan o insan ve onun elinden gelecek her şeye razıyız.

Neden mi?
Bizi sevme erdemliliğini gösterdiğine inandık da ondan!

Yuvamıza geldik ve sıcacık olan yuvamız kalbimizi de ısıttı, o bizi yanında getirenin gözlerinin içine bakmayı kendimize amaç edindik. Karnımızın doyması ya da doymaması da umurumuzda değil. Artık yalnız başına ölmekten çok uzağız ve bunun için burada ölmeye razıyız…

Nedense içgüdülerim burada istenmediğim konusunda beni uyarıyor ama olamaz. Beni soğuktan ve evsizlikten kurtaranın yanındayım şimdi ve asla ona arkamı dönemem dercesine hazırızdır ondan gelecek kötülüğe de iyiliğe de, çünkü bizi sevdiğine inandık.

Çok geçmeden iyi bir dayak yeriz ama yine de onun merhametli olduğuna inanırız ve bize asla zulmetmeyeceğini bir kabahat işlediğimizi düşünürüz. O bizim kurtarıcımız ve şefkat dolu yüreği ile bizi yanına alandır, en azından biz böyle inanmışızdır ve aksini kabul edemeyiz. Canımız yanar, başımız acır. Sadece o sevdiği için varlığını hatırladığımız başımız artık bize acıyla kendini hatırlatır. Elinde sivri bir alet olduğunu görmemiş değilizdir ama yine de onun elinde olduğu için güvenmek isteriz ve o karnımızı deşmekten çekinmez,

Sonunda da karnımızdan bizden bir parça olan bağırsağımız dışarı dökülür ama kimin umurunda yine de o başımızı okşadı ve bizi kurtaracaktır bu da bir ceza olsa gerek diye düşünürüz ve sona yaklaşırız… Yine de aklımızdan geçen tek şey bizi yine bu kötü durumdan da kurtaracağıdır. Çünkü o bizi bir kez zaten kurtarmıştır ve bu bizim suçumuz diye düşünürüz.

Sonunda ne olduğunu mu merak ediyorsunuz?

Öldüm… Öldürüldüm… Hiç çekinmeden ve acımadan katledildim… Benim son anlarımda çektiğim acılar o kadar hoşlarına gitti ki video çektiler bin kez izlediler ve her seferinde yeniden beni öldürdüler… Yaptıklarından daima gurur duydular ve bunu herkese söylemekten de çekinmediler… Katledildim! Bir kez değil her izlediğinizde yeniden ve yeniden, hiç durmadan, sürekli katledildim! Benim bir can taşımam eğer sizin için önemliyse beni unutmayın… Çünkü ben insan değilim, kediyim ve taşıdığım küçük bir canı aranızda gezinen ve bunun için hapis bile yatmayacak olan biri aldı. Karşılığında para cezasına çarptırıldı ve serbest bırakıldı. Eğer sizin de değer verdikleriniz varsa onları düşünün ve böyle ölmek onlara yakışır mıydı hayal edin… Ben öldüm, artık geri dönüşü yok ama dışarıdaki benim gibi kimsesiz canları kurtarabilmek sizin elinizde. Ben bir sokak çocuğu da olabilirdim, belki de yaramaz arkadaşı olan sizin oğlunuz, kızınız da olabilirdim ve yaramaz arkadaşım bana bu zulmü yapabilirdi… O zaman susar mıydınız? İçinizdeki acıyı bastırabilecek bir teselli bulabilir miydiniz? Lütfen benim yaşam hakkım için susmayın, elinizden geleni yapın.

Ben bir kediyim ve işkence edilerek öldürüldüm. Hayvanım ve sesimi duyuracak tek şey içinizde taşıdığınız vicdan… Benim için ve diğer masum canlılar için sesinizi çıkarın ve suça ortak olmayın…” diye bize seslenebilirdi sahibi tarafından öldürülen bu kedi. Ben sadece size onun hislerini aktardım.

Arkadaşınızla, dostunuzla, sevgilinizle veya ailenizle yürüdüğünüzde lütfen etrafa bakıp görmeyi öğrenin ve hayvanlara yapılan zulümlere dur deyin. Bir köşe başında bulduğunuz hasta ve hastalıktan yemek yiyemeyen bir canın başından aşağıya kaynar su dökülerek işkence edildiğini görün lütfen! Eğer sen arkanı dönüp gidersen sakın onun kurtulmuş olduğunu düşünme. O ARTIK ÖLÜDÜR! Sen arkanı dönüp gittiğin an ölümüne göz yumdun ve sakın ola başka zaman oradan geçme çünkü cansız bedeninden fazlasını bulamayacaksın.

Böyle bir kediyi bir zalimin elinden alıp yardım etmek hayvan barınağına götürmekten fazlası değildir ve bir hayvan bu şekilde kurtuldu. Hasta ve dermansız başının üzerinden dökülen kaynar suya rağmen, burnundaki ve gözündeki iltihaba rağmen onu kucaklayıp barınağa götürdüğümde keyiften hırıltılar yapıyor ve şükredercesine gözüme bakıyordu. Bunun içimde uyandırdığı hisleri size anlatabilmemin bir yolu yok ama bir kedinin başını okşadığınızda gözlerinize bakarken siz de o duyguyu tadacaksınız. Eğer o sana şükran içinde bakan gözlere hiç rastlamadıysan ve en kötüsü de hayvandır işte bana ne deme cüretini gösterip onu ölüme terk ettiysen içindeki o saf ve merhametli çocuğu öldürmüşsün demektir. O zaman senin için çok geç olmuş…

En azından muhtaç bir hayat gördüğün an ona yardım edebilecek birilerine ulaşmaya çalışır bir hale gel ve asla başkalarına merhamet etmekten vazgeçme… Yoksa cana/canlara kıyan zalimlerden bir farkın kalmaz.

muhammed.sipahi@gmail.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.