Sistem ve Evlat ?

07.06.2014 17:29:01
A+ A-

Dün gece uyku tutmadı biraz düşündüm! Biz evlatlarımıza kıyamıyoruz. Doğru (bizim doğrumuz değil onlar için doğru olan) duruşla irade sahibi, duygularına hakim, ağlamayı da gülmeyi de yaradılışından geldiği gibi özüyle yaşamaları için çaba sarfediyoruz. Yanlarında hareketlerimize dikkat ediyoruz, çünkü onların küçük birer sünger olduğunu unutmuyoruz. Kızlarımızla oluşturmaya çalıştığımız doğru iletişim için, onlar kaç yaşlarına gelirlerse gelsinler hatasıyla doğrusuyla bizimle paylaşabilecek açıklıkta olmaları için okuyor araştırıyor çabalıyoruz. Örneğin çakıl 16 yaşına geldiğinde bir arkadaşı ona sigara uzattığında Çakıl ın o arkadaşına gülümseyip yok teşekkür ederim diyebilmesi için uğraşıyoruz. Peki bu nasıl başarılır? Tam ilgi ve isteklerine saygı duyularak, olduğu gibi tüm düşüp kalkmalarında kendi psikolojimizi ve toplumun verdiği didaktik eğitim, öğretimleri yansıtmadan onun yanında olarak! Yaşadığı herşeyi bizimle paylaşabileceğini onu yargılamayacağımızı bilecekleri bir gelecek! İşte ozaman kontrolcü, topluma yakışan evlat yetiştiren ebeveynden çıkmamız gerekiyor. Çünkü samimi olamayız ve çocuklar duygu dedektörüdür! Sen ona bu zararlı yiyemezsin üzgünüm dersen o da sen üzülme diye yer o zararlı şeyleri, bu gerçektir. Sen uzun uzun mesai yapmaz dikkat etmesi gereken konuları yasak günah olmaz diye yasaklarsan yasak delme makinasıdır insan oğlu! İnatlaşma kimse ile iyi değildir, ama çocukla hiç iyi değildir. Çünkü mekanizma daha yeni oluştuğundan inanç, ahlak, duruş yeni edinildiğinden doğrunun yanlışın duygularıyla şekillendiğinden kızdırırsan, anlamaya çalışmaz didaktik olursan o da seni ve kuralları tanımaz! 

Bir konu daha var ki hatalardan dolayı ret edilme? Atsan atılmaz, satsan satılmaz bakışlarıyla, bu çocuk olmadı tavırlarıyla el kadar çocuğa olumsuz duygu fırtınası yaşatırsan gelecekte bütün marazları bu nasıl oldu diye sorgularsın. Çünkü insan kendi derinine inmez psikanaliz yapmaz! Benim doğrum, ben böyleyim n'apalım der geçer, insan komplike bir yaradılıştır halbuki, çetrefillidir! Daha anne karnından başlar iletişim ve bu iletişim kopuksa kopuktur her şey! 

Şimdi bu sistem yüzyıllardan beri süre geliyor! Bizim kırılma noktamıza ulaşan çok kişi vardır ama sistem yüzünden bir türlü buluşamıyorlardır. Çünkü sistem bu davranışı ve yetiştirme tarzını aykırı ve marjinal bulmaktadır! Halbuki kolayıdır bizim ileri sürdüğümüz, ilk insandan kalma ve hayvanlarda hala olan aile bağıdır. 

Şimdi ise sistemde başarılı olmayı yüce tutar anne babalar! Evladı olduğu için değil başarı ve sınıflandırma ile inceler bakarlar (karşı komşunun oğlu üniversiteye gidiyormuş bak vb.) Evlat reddedildiğini yaşar derinlerde! 

Biz kızlarımızla ölene dek yanyana birlikte olmak istiyoruz. Bunu başarmanın yollarını arıyoruz ve yolun daha başındayız. Ama evlatlarımızı sisteme hırpalatmayacağız. Elbebek, gülbebek büyüttüğümüz evlatlarımızı bir patronun egolarına veya tüketim toplumu kriterlerine teslim etmeyeceğiz. Sabahlara kadar birileri zengin olsun diye çalışmayacaklar, daha 25 lerinde 40 yaşında gözükmeyecekler, aykırılığa, öbür uca ilgi duymayacaklar, sabahın köründe kalkıp başkaları için iyi hizmet sağlamayacaklar! 

Tüm bu söyledilerimi kendi istiyorsa kendi için yapacak seviyede olacaklar! Örneğin evet sabahın köründe kalkacaklar ama eğlenmek öğrenmek gülmek için. Dünyanın zengin bankerlerinin istediği çalışan köle orta sınıf olmayacaklar veya herkese yukarıdan bakan zengin sınıfta olmayacaklar, herşeyden önce insan olacaklar, yaradılışlarının sebebini araştıracak doğruluk için kendileri için mutlu oldukları şeyleri yapacaklar. Hedefimiz bu!!! Evren,doğa,Allah ve bizim gibi düşünen insanlar yardımcımız olsun...

Selametle

 

Buyanowski     

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.