Yeni Dünya -sağlık politikaları

21.08.2015 21:20:32
A+ A-

Bireyleri sağlıksız bir toplumun uygarlık düzeyi ne olursa olsun mutlu yaşam hayali cennete havale bir inançtan ibaret kalır. Yeni Dünya’nın gerçeklik nedenselleri içinde sağlık işleri, adalet, güvenlik ve eğitim-öğretimle yan yana durur. Bu yüzden sözü uzatmadan konuyla ilgili gediklere öneri taşlarımı yontmaya başlayacağım. 
 
İnsan yaşarken özgür iradesiyle organlarını bağışladığını beyan ediyor, fakat ölüsü mirasçı malı sayıldığından isteğinin gerçekleşmesi mirasçıların iradesine kalıyor. Bu bireyin seçimli yaşam biçimi hakkına terstir. Sağlığında aksini istemediyse 21 yaş ve üstü her ölenin organları mirasçılarının izni alınmadan bir başkasına takılabilmeli. Bana göre, kesin ölüm zamanından sonra bedenden alınan parça kişinin Tanrı huzurunda hesap vermesine engel değildir. Ne de olsa Tanrı leşleri değil, ruhları sorguya çekiyor. Aslında organlarımız bizim değil Tanrı’nın malıdır. Bu gerçek üzere, ölümden sonra kullanamayacağımız bir organımızla Tanrı’nın kullarından birine şifa olunması nice günahların Tanrı memnuniyetiyle affına vesile olabilir. Gene de ahrete organlarıyla birlikte göç edeceğine inanan her kimse 18 ile 21 yaş arası her hangi bir zamanda nüfusa uğrayıp kimlik hanesine “organlı gömü” notu düşebilir. Mirasçıları razı olsalar bile bu kişilerin organları alınmaz; kişinin yaşarkenki iradi seçimine saygının gereği bu istek mirasçılarını da bağlar. 18 ile 21 yaş aralığındaki herkese organ bağışı hukukuyla ilgili her yıl bilgilendirme mektubu gönderilir. 18 yaş altı ölümlerde mirasçı iradesiyle organ alımı yapılabilir. Aksi beyan edilmemişse 18 ve 21 yaş aralığındaki ölümlerde de sadece mirasçı izniyle organ alımı yapılır.
 
Bağış sistemi dışında organ ve kan verene belirli bir ödeme yapılması da uygun olur. Paranın kokusu organ ve kan naklinde ihtiyacı karşılamya yönelik en güçlü özendirme dürtüsü olabilir. Organ alımı özellikle canlıdan olduğunda paralı olabilir. Mirasçı izniyle kadavradan alım için de para ödenebilir. Burada önemli olan organ ticaretinin engellenmiş olmasıdır. Yani, para karşılığı organ vericisi organın nakledileceği hasta ile muhatap yapılmadan iş bitirilmelidir. Sadece aile içi organ alışverişlerinde verici ile alıcı tanış olabilir. Paralı organ sadece devlet tarafından alınabilir olmalı ve alındıktan sonra da SGK malı sayılmalıdır. Arzu eden organını cennet sevabına parasız da verebilir tabi ki.  Kan verme işi de aynı şekilde paralı ve parasız tercihe bırakılmalıdır. Kan ve organ nakli bir tedavi unsurudur; tıpkı ilaç gibi. Nasıl ki ilaç parasını ödemektedir, SGK kan ve organ parasını da bu mantıkla öder.
 
İradesine aykırı biçimde kişinin canlı bedeni üzerinde tıbbi işlem yapmaya engel teşkil eden beden dokunulmazlığı insan uygarlığının doğasında kendiliğinden var olan bir haktır. Tıbbi beden dokunulmazlığı sadece iradesi yerinde canlı bedenler için geçerli kılınmalıdır. Ancak, kişinin aklı başında beyanı ölümünden sonra organlarının alınmasına engel oluşturan bir hukuk bağı oluşturur.
 
Organ alımı, koşulları tanımlı her hastanede yapılabilir; ancak organ nakli yapılacak hastanın merkezi sistemle belirlenmesi esastır. Ön sıralı beklemede olan hastaların içinde konum ve sonuç bakımından organa en uygun olan hasta kimliği gizleyen kodlamayla seçilir. Organ-hasta-nakil ilişki ve işlemlerini en hızlı biçimde gerçekleştirecek haberleşme ve ulaşım araçları beklemesiz biçimde Organ Nakil Merkezi’nin emrine özgülenmelidir.
 
Kan bağışı toplumsal bir paylaşım görevi yapılmalıdır. 18-50 yaş aralığında sağlıklı herkesten vergi alır gibi yılda bir ve ihtiyaç hâlinde iki kez kan alınmalıdır. Kan alımı sağlık merkezlerine davetle yapılmalıdır. Davette kan alımına özür bildirme adresleri ve telefonları olmalıdır. Özür bildirimi yapmadan kan vermekten kaçınanlara kan vergisi salınmalıdır. Kan vermek sağlıklı bedene hiçbir zarar vermediği için bu işlem kişinin beden dokunulmazlığı ilkesini bozmaz. Tıpkı aşı olmak gibi; kan vermek de toplum sağlığını koruma yöntemidir. Yani, kan vermek bireyin toplumsal varlığının hakkına zorunlu hizmet görevi yapılmalıdır. Kan vermemek başkasının sağlığını tehlikeye sokacağından tamamen bireysel bir hak sayılmaz.
 
Herkesin sağlık güncesi tutulmalı. Kişinin sağlığıyla ilgili bilgiler kimlik numaralı kaydında sadece kendisi ve yetkili sağlık uzmanı tarafından şifreyle açılabilmelidir. Geçmişin sağlık bilgileri teşhis ve tedavide sağlık israfını önleyici olacaktır. Sağlık bilgilerine hiçbir biçimde ulaşılabilir olmasını arzu etmeyenlerin bilgileri isim ve kimlik numarasına bağlı olmadan genel istatistiksel bilgi olarak tutulmalı. Şifreyle ulaşılabilir kayıt altındaki bilgiler de kimliksiz biçimde genel sağlık istatistiği çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu istatistiklerle oluşturulacak sağlık haritaları sağlık hizmetlerini verimli yönetmede faydalı olacaktır.
 
Sağlık için uygun olan politika insanı uyuşuk yaşam, uyuşturucu, sigara ve alkolden uzak tutmaktır. Keşke tüm zehirli ve uyuşturucu maddelerin kullanımını engelleyecek bir yasak uygulanabilir olsa.
 
Alkollü içki servis etme ruhsatı almış işletmelerdeki kapalı alanda sigara içme yasağını uygulamak işletmenin arzusuna bırakılmalı. Bu da katlanılabilir demokratik özgürlüktendir. Alkollü içeceğin serbest olduğu mekânda sigarayı yasak etmek bana mantıksız geliyor. İkisi de sağlığa zararlıdır. Alkolün serbest olduğu yerde sigaranın yasaklanması bence adil değildir. Bırak alkol alan sağlığını bozmayı sigara keyfiyle çıkartsın. Efendim, sigara içmeyen alkol kullanıcısının hakkı ne olacak?  Bırakalım ona da işletme sahibi bir çözüm bulsun. Talep varsa arz çözümü bulur. Ne de olsa sermaye müşteri kaybetmek istemez. Kimseye bulaşmıyorsa herkesin kendi sağlığını bozma özgürlüğü vardır. Esas olan sağlıklı yaşamı teşvik ve kolay etmektir. Kolay etmek için sağlığa zararlı maddelere ulaşımı ve bu maddelerin tüketimini sınırlayıcı demokratik tedbir ve yasaklarla birlikte, sağlıklı yaşam eğitimi yayınlarını medya araçlarına görev yapmalıdır. Sağlıklı yaşam bireysel ve toplumsal bir bilinç övüncü yapılmalıdır. Mesele toplumsal takdir gören bilinçli bir irade eylemi yapılmalı ki insan keyif uğruna sağlığından ödün vermeyi özenilir bir marifet sanmasın. Örneğin, sigara içmeyenlerin emek ücretleri günde bir paket sigara parası kadar fazla ödenebilir.
 
Okul ve işyerlerinde sağlıklı ve dengeli beslenme ile hareketli yaşam öğretisi uygulamalı verilmelidir. Zorunlu eğitim-öğretim okullarında öğrenciye kahvaltı çıkartılmalıdır. Kahvaltısını yemeyen öğrenciler velilerine bildirilmeli. Veli çocuğunun evde kahvaltı ettiğini beyan ediyorsa yapacak bir şey yoktur. Aksi durumda uyarılara aldırmayan öğrencilere haftada bir kitap okuma ödevi verilmelidir. Tam gün eğitim-öğretim yapabilen okullarda öğlen yemeği de çıkmalıdır. Yemeklerde yeme içme terbiyesine uyulması gözetilmelidir. Okul kantinleri sadece Sağlık Bakanlığından onaylı yiyecek içecek satışı yapabilmelidir. Yüz yıl sonrasını planlıyorsak çocuklarımızı sağlıklı büyütüp aydın zihinli olacak biçimde eğitmeliyiz.
 
Tıp doktorluğu bir eziyet mesleği olmaktan çıkartılmalıdır. İşyeri sahası imkânları ve ücretiyle bu meslek özendirilmelidir. Devlet hastanesi doktorları hastane içinde konumlanan muayenehanelerinde kendilerini tercih etmiş olan hastalarını günlük en az 6 en çok 12 saatlik esnek çalışma temposu içinde randevuyla muayene ve tedavi edebilmelidir. Sigortası olmayan hastalar devlet hastanelerinden ücretli olarak yararlanabilmelidir. Hastane laboratuarları acil hizmet nöbeti dışında tahlil için örnek alımını gündüz mesaisi sonuna kadar sürdürmelidir.
 
Doktorun teşvik primine esas tutulacak verimliliği sadece hasta sayısıyla ölçülmez. Hasta takip sistemi teşhis ve tedavide izlenen yöntem ve sonuçları doktor hanesinde ayrıca değerlendirmelidir. Ameliyat başına değil de ameliyat zorluğuna ve süresine göre doktor ve diğer teknik sağlıkçılara ek ödeme yapılmalıdır. Acil servis ve ambulans hizmeti veren tüm sağlık emekçilerine de fiili görev başına ek ödeme çıkartılmalıdır.
 
Tüm ana sağlık dallarında uzman sağlıkçı ve tıp doktoru bulunduran şehir hastaneleri kurulmalıdır. Anlaşmalı tıp fakültelerine sevk edilen SGK hastaları peşin ödemeli hastalardan sonra değil, başvuru zamanı önceliğiyle hizmet alabilmelidirler. Tıp eğitimi veren üniversite hastaneleri sağlık personeli çalıştırma esaslarını düzenleme ve uygulamada özerk olmalıdır. Devlet tüm tıp fakültelerindeki sağlık araştırmalarına maddi destek sağlamalıdır. Tıbbi araştırma ve geliştirmede etkin yer alan tıp personeli akademik değeri olan her gelişim ve buluş üzerine ayrıca ödüllendirilmelidir.
 
Aile hekimi haftanın iki günü genel sağlık taraması için aile ziyareti yapmalıdır. Ziyaret sırasında gözüne çarpan düzeltilebilir sağlıksız yaşam koşulları konusunda aileyi uyarmalı; ara sıra da sağlıklı yaşam üstüne genel bilgilendirme veren bir kitapçığı aileye hediye etmelidir. Aileye her türlü sağlık konusunda danışabileceği bir iletişim bilgisi verilmelidir. Aile doktoru yerinde hizmet için ek ödeme almalıdır. Gerektiğinde zorunlu görev hizmetine atanan tıp doktorlarına en yüksek düzeyde ek ödeme yapılmalıdır.
 
Tarımsal ilaçların kullanımı takip altına alınmalıdır. Tarım ilacı için ziraat mühendislerinden reçete alınmalıdır. Veterinerler ve ziraat mühendisleri çiftçi ve köylüye tarımsal sağlık danışmanı olarak görevlendirilmelidir. Bunlar çiftçinin ve köylünün tarım ilaçlarını nasıl, nerede ve ne için ne kadar kullandıklarını yerinde tespitle kayda almalılar. İnsan sağlığına aykırı bir durum oluşturacak uygulamaları yetkili mercilere bildirmekten sorumlu tutulmalıdırlar.
 
Sürdürülebilir sağlıklı nesiller için evlenmek isteyen her çifti zorunlu analık-babalık ve cinsel sağlık kursuna çekmeli. Bu aile sağlığını ön koruma tedbirindendir. Tüm çocuklar ebeveyn durumuna bakılmaksızın sağlık sigortası kapsamında tutulmalıdır. Yoksul çiftlerin çocuklarına ayrıca beslenme ve giyim kuşam yardımı yapılmalıdır.
 
İş sağlığı, çevre sağlığı politikaları ilgili bakanlıkların işbirliğiyle ileri düzeyde oluşturulup denetim altında tutulmalıdır.
 
Muharrem Soyek

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.