scorecardresearch.com "Z" - aylin özer - Radikal Blog

"Z"

20.05.2013 00:40:44
A+ A-

 

Öykümüz bir hiç gününden başlıyor. Evvelinde de evvelini bilmediği bir günde. Mutlak bir zaman, mekân, evren yok. Sadece "hiçlik".Hiçbir yerde sağ-sol, yukarı-aşağı, ilk-son nedir ki? Anlamı olmayan kelime örüntüsünün zihnine istenmeyen bir misafir gibi çöreklenmesinden başka.

"Big Bang"  varoluşumuzun patlayışı. Ama nasıl (!) Yoğunluk o kadar çoktu ki madde var olamıyordu. Oysa şuan bir maddenin üzerindeyiz. Maddeyiz ve maddesele doğru hızla tükeniyoruz. Öz olan ruhumuzu aza dönüştürüyoruz. Bir hiçten nasıl bunca her şey var?

 

Evren büyük bir aşk sarmalı. Güneş, Yerküremiz ve Ay. Evrendeki sistemlerde ki varlıkların % 80'i çiftler halinde yaşar. Mars'ın Phobos'u, Neptün'ün Triton'u, Satürn'ün Halkası, Yerküre'nin de Ay'ı olduğu gibi. Güneş ise bekar olan bir istisnadır. İkili sistemlerde yıldızların kütleleri birbirine eşit değildir.(Platonik aşklar gibi) Biri daha fazla ışık verir ve daha sıcaktır.

Yerküre, çifti olan Ay'la büyük bir aşk içindedir. Evvelden öncesinden gelen Ay yerkürenin yörüngesine girer  ezeline yönelir.(Ay Kadını'nın çekirdeği muhteşem kalbidir  ve daha sıcak olan Yer Adamı'na  dönüktür yüzü. Ay kadını gel-gitleriyle Yerini öylesine sarsar ki Yer Adamı alt-üst olur.) Ay yeri yavaşlatabilme etkisine sahip tek uydudur. Zamanı değiştirebilecek güç vardır onda. Böylece an ve zaman  sonsuzluğun sembolü "Z" 'ye dönüşür.

 

 "Z"de uyuyakalmışım, hiç düşünmeden hem de. Düşünmek için mi uyumuşum yoksa? Sanırım bedenim gerçekten uykuya aç. Bir gürültüyle nasıl da uyandırıldım rüyamın  göbek kordonundan. Oysaki herkes bu serin sonbahar karanlığında kış uykusuna yatmış olanlar gibi uyuyordu. Sesler zihnimin içinde savaş davulu gibi titretiyordu karanlığımı, rüyamdan etmişlerdi beni. Uyku felci denilen anı yaşıyor gibiydim. Zihnim uyanık bedenim tutsak, kımıldayamıyorum. Rüyam mı gerçek yoksa gerçek mi rüyam?Çözememek, karabasanım. An ansız, zaman zamansızlık uçurumunda. Başım giyotinin altında eziliyor, göz kapaklarım zindan kapısı. Açmaya zorluyorum, kilitler çok büyük. Özgürlükten korkuyorum belkide.  Ruhumu elime doğru çevirmiş, yazıyorum. Bu karanlık diğerlerinden farklı. Hep üçü beklerdim uyumaya. Oysa bu gece üçe uyanmıştım. Sanki kendi depremimi yaşıyordum. Kandilli rasathanesine göre bu depremin hissedilen şiddeti Big Bang'ti. Kendi evrenimi kendi hiçimden var etmiştim.

Ha ne demiştim. Güneş, Yerküre ve Ay. Muhteşem aşkın helozonik bayramını anlatıyordum size.

Aşkın var olduğuna adanmış hayatlardan süzülerek Güneş tutulmasına yakalandınız! Bu tutulmanın karanlığı dakikalarla sınırlı değildi. Kaplumbağa gibi kaslarını büzüştürüp, kafanı (ruhunu) beden kabuğuna hapsetmiştin.Saklandın. Ta ki güneş yeniden tutulana kadar. Aşk bir kabilenin Güneş Tanrısını (Apollon ve Ra gibi) karşılarken çıkardığı tam tam sesleriyle ruhunu kabuk hapsinden zorla çıkarana dek. Hayranlığın bu Tanrının sende yarattığı tutkuyaydı. Tapınacak mitolojik Tanrını yaratmıştın işte. Bu öyle bir Tanrıydı ki sadece sen tapıyordun, tek ibadethanesi senin ruhundu. Tanrını bir bayramla karşılayacaktın. Bayramının arifesinde heyecanlı bayram sabahını beklerken önce camlarını sildin, zihnindeki eski tüm siluetleri. Sonra halının altında biriktirdiklerini, yani bilinçaltını silkeleyip, attın. En son tüm kirlenmiş çamaşırlarını-yani anılarını- ellerin çatlayana kadar Göksu Nehri'nin  çoksun sularında küllerle yıkayarak küllendirdin. Lokma lokma "lokma tatlısını" da dökünce kızgın yağa artık bayramı karşılamaya çıkacak merdivenin kalmamıştı. Kurbanın bayramı kapıdaki  çocuk gibi ısrarla zile basıyordu. Tanrısına sunmuştu kendini hoyratça. Gözyaşları kurbanın kanıydı. Kurbanın yerdeki nefesinin kesilişi  Ay Kadının Yer Adamına (Kurbanın Tanrısına) med-ceziriydi. Zamanı ve anı tekrar değiştirmişti Ay. Kurban Tanrısında son bulmuştu. İbadet bitti. Tanrı kurbanın kanından bir damla alıp nazikçe sürdü kendine. Artık O da kurbandı. Sonuç ortada  ne kurban ne de Tanrı kalmamıştı. Tek var olan bayramdı.

Ay, Yerküre ve Güneş...

Ay kurban, Yerküre Tanrı, Güneş Aşk. Üçü bir tutulmada. Ve hepsi koca bir Hiç'in içinde sonsuz kere var olmakta.

Geçmiş bayramlarınız kutlu olsun. Güneş bin yıllarca tutulmaya daha şahit olacak. Gezegenler (Planet, Yunanca göçebe) yeni yerlere göç edip, evrende ki diğer güneşlere konuk olana dek  "Z" yaşamaya devam edecek.

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.