Magneto, Koba ve Megatron neden 'insan' gibi davranıyorlar?

25.07.2014 14:45:33
A+ A-

Bilmem hiç dikkat ettiniz mi?

'X-Men', 'Maymunlar Cehennemi' (Planet of The Apes) ve 'Transformers' gibi -Hollywood'un el attığı- bilimkurgu filmlerinin kötü karakterleri olan Magneto'nun, Koba'nın ve Megatron'un birbirlerine benzer olan düşünce ve hedefleri var.

Şöyle ki; her üçü de kendi türünün (mutant, maymun ve robot olmaları nedeniyle) yaşadıkları mağduriyetlerden beslenen bir üstünlük iddiasına sahipler. Bununla birlikte her biri 'insan ırkı' üzerinde tümüyle iktidar olma mücadelesi yürütüyorlar.

Peki, bu üç filmin -ki her üçü de seri filmlerdir- kötü karakterleri neden insanlardan/insanlıktan bu kadar nefret ediyor ve insanları ya köleleştirmek ya da toptan yok etmek istiyorlar? 

Mesela her üç filmde de 'türler arası' bir savaş ele alınıyor. Bu mücadele de Magneto'yu, Koba'yı ve Megatron'u birbirine benzer kılan yan ise kendi ırklarının üstünlüğüne duydukları inanç ve varlıklarına yönelen insani tehdit karşısında buna şiddet ile cevap verme isteği oluşturuyor. Çünkü her üçü de kendi ırklarının hükmetmeye hakkı olduğu düşüncesine sahipler ve bu nedenle de kendi türdeşlerine, insanoğluna karşı -devamında soykırıma varacak- bir savaşın başlatılması gerektiğine inanıyorlar. Sürekli olarak bunun propagandasını yapıyorlar.

İnsanlar için ne kadar da tanıdık bir fikir, değil mi?

Aslında burada karşımıza düpedüz bir 'ırkçılık' çıkıyor. Mutant olan Magneto, evrimleşmiş bir şempanze olan Koba ve dünya-dışı gelişmiş bir teknoliji ürünü olan Megatron ile gördüğümüz ırkçılığın saf bir temsilidir. Bu temsilin temelinde birarada yaşamanın gereksizliği ve imkansızlığı ile kendisi gibi olmayanın varolma hakkının tanınmaması yer alıyor. 'Öteki' olanın değersizleştirilmesi ve devamında yok edilmesinin meşrulaştırılması için kimi zaman 'kutsal' ve kim zaman 'bilimsel' gerekçelerin bulunması veya üretilmesi bu nedenle çok da zor değil. 

Dolayısıyla buradan hareket ederek söz konusu filmlere konu olan genel düşünce ve inanç ile tarihsel ve güncel bir takım olaylar arasında bir bağ kurmamız da mümkün görünüyor.

Örneğin, İsrail'in Filistine yönelik katliamlarının temelinde kutsal ve dini bir gerekçe yer alır. Bu da Tanrı'nın kendilerini üstün bir kavim olarak yarattığı ve onlara toprak vadettiği inancına dayanır. Buna karşılık kendilerine yönelik her türlü eleştiri karşısında İsrail devleti, Nazi Almayansı'nda yaşanan Yahudi Soykırım'ını gündeme getirerek mağduriyet söylemine sığınır.

İşte tam burada X-Men filmindeki Magneto'ya dikkat etmemiz gerekir. Çünkü Magneto bir Yahudidir ve Nazi Almanyası'nda ailesi ile birlikte bir toplama kampına götürülmüş ve ailesi orada katledilmiştir. Yaşadığı mağduriyet, onda insanlara karşı müthiş bir nefret ve öfke yaratmıştır. Mutantların sahip olduğu güçler nedeniyle kendisini ve diğer mutantları insanlardan üstün görmektedir. Ayrıca mutantların kendilerini gizlemeleri, mutant özelliklerini bastırmaları ve tıpkı birer 'insan' gibi hareket etmek zorunda kalmaları, baskı altına alınan azınlık kimliklerin de bir ifadesidir. Mutantların, insanlar tarafından hastalıklı(!) olarak görülmesi neticesinde tıbbi arındırmaya maruz kalmaları bir anlamda 'asimilasyon'a, buna direnen mutantların öldürülmesi ise 'soykırım'a karşılık gelir. Kısacası Magneto insanlara, insanların uyguladığı yöntemle karşılık verme düşüncesindedir.

Bu yaklaşımın bir benzeri Maymunlar Cehennemi'ndeki Koba ile tekrar karşımıza çıkar. Koba evrimleşmeden önce çeşitli deneylere -ki Koba'ya göre bunlar birer işkencedir- maruz kalmış bir laboratuvar şempanzesidir. İnsanların diğer türlere karşı yaptıkları deneyler nedeniyle insan ırkına karşı müthiş bir intikam duygusuna sahiptir. Bu ise onu kaçınılmaz olarak ırkçılık ile buluşturmuştur. İnsanların değişeceğine inanmamaktadır. Ona göre insanlığın ve medeniyetinin yok olması bu nedenle maymun türü için en doğrusudur.

Gelelim Transformers'ın kötü karakteri Megatron'a.

Gelişmiş bir teknolojinin ürünü olan Megatron'un gezegeni 'Cybertron' yok olmuştur. Cybertron'u tekrar inşa etmek, robotların kendi yaşam alanlarını oluşturmak için yeni bir gezegene ihtiyaç vardır. İşte Dünya, bu ihtiyacı karşılayacak olan yeni gezegendir!

Peki, ya Cybertron ile ifade edilmek istenen 'Zion' ve Dünya gezegeni de 'Filistin' ise?!

Bu gibi benzetmeler elbette çoğaltılabilir.

Sonuç olarak; her üç filmde politik olarak mağduriyetten beslenen, köklerini mağdurluk söyleminden alan, üstün ırk-tür fikrini işliyor.

Her ne kadar Hollywood sineması bol aksiyonlu, görsel efektlerden geçilmeyen dev bütçeli bu filmlere yatırım yapıyor olsa da etnik, dini ya da kültürel üstünlük iddiasına dayanan ırkıçılığın ortadan kalkması ancak insan türünün diğer türler üzerindeki üstünlük iddiasını ortadan kalkmasıyla tam olarak gerçekleşebilir.

Bu gerçekleşmedikçe yeni asimilasyon ve soykırım ile karşılaşmamız an meselesidir.

 

Not: Maymunlar Cehennemi'nin kötü karakteri olan sempanzeye Koba isminin verilmesi oldukça manidar. Çünkü bu isim 'Stalin' olarak tanınan Josef Cugaşvilli'nin kullandığı ilk kod ismidir. Orwell'ın Hayvan Çifliği adlı kitabından sonra bu filmle de Stalin'e gönderme yapılması ne kadar da ilginç!

 

umitaggul@gmail.com



YORUMLAR

Başlığa dair -

Başlığa dair... Bülent Bey öncelikle yazımı beğendiğiniz için teşekker ederim. Yazının başlığında bilerek ‘insan’ ile diğerlerinin benzerliğine dikkat çekmek istedim. Bu üç karakterin yapmak istedikleri aslında ‘insan’ için çok da yabancı olmayan yaklaşımlar. Şöyle ki, -bilinen türler arasında- insanoğlu soykırım yapabilen tek canlıdır. Bu üç karakterin amacı da bir nevi soykırımdır ve bunu güçlü bir ırkçılık üzerinden temellendiriyorlar. Tıpkı bildiğimiz ‘insan’ gibi. Bu nedenle insanlar tarafından tehdit olarak algınan ‘öteki’nin, uzlaşma dışında tek çıkış yolu olarak ‘insana’ benzeyerek hareket etmesine bir gönderme yapabilmek adına yazıya böyle bir başlığı uygun gördüm. Ayrıca bir soru sormuşsunuz. Dünyanın ve evrenin neresinde olursa olsun, sömürgeleştirmek için yapılan saldırılar karşısında direnmek, mücadele etmek elbette ırkçılık değildir. Saldıran, işgal eden, köleleştiren ve sömüren -bunlarda elbette insana dairdir- güçlere karşı, anti-kolonyalist anti-emperyalist dünyasal bir mücadele hattını da yine insanlar oluşturacaktır. Fakat nedense uzaylılar ile saldırı ve işgal fikrini beraberce düşünmeye alıştırılmışız. Kaldı ki, uzaylılardan önce bu dünya çok önceden insanlar tarafından saldırıya uğramakta :) Siz de takdir edersiniz ki, bu ezberlenmiş/ezberletilmiş düşünce kalıpları dışına çıkmak gerekiyor.

5 1
Başlığı çözemedim..B.Eriş -

Konu güzel elinize sağlık. Bir sorum var, 'Şimdi uzaylılar dünyaya saldırsa, siz onlara kurşun sıkar mısınız? Sıkarsanız ırkçı olur musunuz?'...........Bir de Stalin bahsini araştırmak lazım, pek çok olasılık olabilir bu arada.

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.