Pek Yakında

04.10.2014 09:35:55
A+ A-

"Eşkıya", 90’lı yıllarda TV’nin yaygınlaşmasıyla beraber üretim ve seyirci açısından çöküş yaşayan Türk Sineması için bir dönüm noktasıdır. Yavuz Turgul’un bu şaheseri o yılların en yüksek hasılatını yaparak sinema salonlarının yeniden dolmasını sağlamıştır. 18 yıl sonra ise dünya sinemasını sevdiren korsan filmciler olmuştur. Cem Yılmaz’ın ülke sineması ile ilgili geçmiş ve şimdiki zamanla kurduğu bu iki tespit filmin kilit noktasını oluştururken, elindeki malzemeyi de Yeşilçam sinemasının hafızalardan kazınmayan simgeleri ve dünya sinemasının pek çok janrına latife yapan göndermelerini mizahla harmanlamak suretiyle doldurmaya çalışıyor. Yavuz Turgul'un bir diğer önemli yapıtı "Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni"ni çıkış noktası olarak baz alan filmin hikayesi Ertem Eğilmez imzalı "Arabesk"in kalıplarını  da stilize bir şekilde parodik mizah hamlelerine dönüştürerek Cem Yılmaz'ın sinemaya karşı olan tutkusu ve bakış açısını daha net görmemizi sağlıyor.

80’lerin seks furyası, 70’lerin dövüş efektli  avantürleri, Blockbuster’ın babası James Cameron, bağımsız sinemanın meşhur ustalarından Michael Haneke, minimalizmde takılıp kalmış festival sineması, Yeşilçam popülistleri, figüranlık ve bilgisayar efektlerine sığınıp kolaycılığa kaçan günümüz film rejisi, Yavuz Turgul, Ertem Eğilmez (inceden iğneleyen Demirkubuz da mevcut) gibi geniş bir yelpazeye uzanan  ‘’Pek Yakında’’, sinemaya yazılmış bir aşk mektubu niteliğinde. Bunun en güzel tezahürü ise Zafer’in eşinin gönlünü tekrar kazanmak amacıyla çarpıcı bir sinema filmi çekme girişimi oluyor.   Bonus olarak da TV sektöründeki magazinsel hezeyanlıklara, seslendirme oyunculuklarına ve gerçek set emekçilerinin meselelerine değinen Cem Yılmaz, kendi filmografisi ve stand up’larındaki dillerden düşmeyen esprilerine de sağlam iğnelemeler yapıyor.   Teknik açıdan bakarsak kaliteli bir yapım duruyor karşımızda.Sanat yönetmenliği ve senaryo arasındaki bütünlük tıpkı bir Wes Anderson filmi kadar renkli.Olay örgüsü açısından da film büyük oranda güldürüp eğlendirirken, yer yer hüzünlendirme potansiyeline sahip.

Filmin özellikle finale doğru aksayan akışı, üstünde durulmamış birkaç karakter ve bıkkınlık derecesine getiren ürün yerleştirme şakaları gibi kusurları da yok değil.   Bilhassa Ayşen Gruda gibi bir duayenin tipik bir anne rolünde oynaması veyahut Cengiz Bozkurt’un hayat verdiği kötü adam profilindeki "Suat" karakterinin içinin doldurulamadığı kaygısıyla  (Zafer ve Suat arasındaki husumetle birlikte Suat’ın Zafer’e olan mizantropluğu en azından basit bir flashback tekniğiyle belirtilebilirdi.) finalde üzerine daha fazla yoğunlaşıp olayın akışını yokuşa sürme taktikleri işlemiyor.   Tuğrul Tülek’in karakteri bir nevi Zafer’in vicdanının sesinin ete kemiğe bürünmüş hali olarak karşımıza çıksa da oldukça eğreti durduğunu söylemek mümkün. Oyunculuklara gelirsek, Zafer Algöz en az "Gaftici Fethi" (Ağır Roman) kadar kült bir performansa imza atarken, Çağlar Çorumlu döktürüyor.   Zerrin Tekindor hakikaten cuk oturmuş rolüne.   Keza karakterine has jargonu dengeli bir şekilde kullanıyor.   Cem Yılmaz dramatik yanı ağır basan rolünde daha da sivriliyor. Tülin Özen, Özkan Uğur, Ozan Güven standart rolleriyle kendilerini izletirken, içi doldurulamayan Suat karakterini ise Cengiz Bozkurt, mimikleriyle fazla sırıtmayacak bir şekilde sofistikelikten kurtarmaya çalışıyor.   Bu minvalde gayet başarılı bence.

"Avatar’da bir ağaç vardır" kisvesi altındaki geyikler, finaldeki son sürpriz, misafir oyuncu ve karakterler üzerinden yedinci sanat janrlarına yapılan keyifli göndermeler eşliğinde sektöre içeriden bir bakışla trajikomik bir hikaye yapısına sahip olan "Pek Yakında", Cem Yılmaz’ın yeni harikası olmakla birlikte, Türk Sineması’nın 100.yılına ithafen leziz bir armağan. "Şahikalar: Kötülüğün Sonu"nu merakla bekliyorum.

NOT: Sunay Akın’ın nev-i şahsına münhasır dili ve kültürünü, Göztepe’deki Oyuncak Müzesi’nin keşfini filminde unutmadığı için Cem Yılmaz’a bir büyük teşekkür de buradan borçluyuz.

           Filmin Notu:5/4

           Twitter.com/FilmNotlari

YORUMLAR

Cem Yılmaz filmde 2 rolde mi? -

Avatar'da bir ağaç vardır.Herkes ona bağlanır... diye geyiği yapan o mafya babasını da Cem Yılmaz mı oynuyor? Bu arada yazı da oldukça doyurucu.

0 2
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.