Sinemada porno izleme zamanı mı geliyor?

06.09.2013 21:05:58
A+ A-

Hep anlatırlar, eskiden Taksim'deki sinemalarda peş peşe porno filmleri gösterilirmiş. Pornonun asıl amacını düşününce bir sinema salonu dolusu insanın filmleri aynı anda izlemesi iğrenç gelmişti bana. Hala da iğrenç geliyor. Ancak, Hollywood sağolsun, Ağustos 2014'te Christian Grey sevdalısı arkadaşlarımla topluca porno izlemeye gidecekmişiz gibi duruyor. Benim bir tek nedenim var filmi izlemek için: Charlie Hunnam.

 

Grinin 50 Tonu? Iyk.

E.L. James'in Grinin Elli Tonu isimli romanı, tamamen meraktan okuduğum bir romandı. Kitap kurdu olunca dünya çapında patlayan bir kitabın olayını merak ediyorsunuz haliyle. Kitabı bitirmemin ardından hiç sevmediğimi, ve neden sevmediğimi açık ve net bir şekilde dillendirmeye çalıştım. Bu, bazı kişiler tarafından erotika olduğu için sevmedim şeklinde anlaşıldı. Ama bununla cidden alakası yok; erotikanın, hatta pornonun dahi iyisi ve kötüsü var.

Grinin Elli Tonu'nun ana kadın karakteri Anastasia, "tek taşımı kendim aldım" diye bas bas bağıdan kadınlara tamamen ters bir karakter. Christian hem yakışıklı, hem de zengin olunca vuruluyor adama. Bir de hemen aşık oluverme durumu var tabii... Hal böyle olunca da Grey'in yatak odasındaki "değişik" isteklerine boyun eğiyor. BOYUN eğiyor. Kontrol delisi, karşısındakini sürekli manipüle etmeye çalışan, dediğim dedik, birine bağlanmaktan korkan bir adamla birlikte olabiliyor. 

Kötü yazılmış olmasını geçtim, kadınların bu şekilde portrelendiği eserlere tahammülüm yok. Özellikle Jane Eyre'le (ki nitekim muhafazakar bir karakterdir kendisi), Josephine March'la, Vampir Avcısı Buffy ile, ailemdeki kadınların "önce kendi ayakların üstünde duracaksın" sözleriyle büyümüş bir kadın olarak Anastacia'yı ciddiye alamıyorum. Durum budur.

 

Neden Charlie, NEDEN?

Charlie Hunnam'ı ilk kez Queer as Folk dizisinin İngiliz versiyonunda görmüştüm. Sonrasında kendisi Sons of Anarchy'de Jax Teller olarak çıktı karşımıza. İlk bölümde aşktı bizimki. Ortalıkta daha ismi bile dolaşmıyorken Christian Grey rolünü aldığını duyunca yıkıldım. Kitapla ilgili fikirleri benimkilerin benzeri olan arkadaşlarım da Hunnam için Grinin Elli Tonu'nda yer almanın kötü bir kariyer seçimi olduğunda karar kıldık. Sonunda tabii Hunnam'ın da, filmin prodüktörlerinin de bir bildiği vardır dedik...

Bunun şokunu atlatınca daha büyük bir şok dalgasına yakalandım: bütün kızlar toplanıp sinemada porno mu izleyeceğiz? İnsanlar bu kitabı çok seksi bir erkek karakteri olduğu için okudu. İçinde seks olduğu için okudu. Akıllarında kalanlar ve sevdikleri kısımlar da seks sahneleri. Hikaye deseniz, yok zaten... Bütün bunları göz önünde bulundurunca cidden sinemada porno izleyeceğiz gibi duruyor.

Cidden böyle bir film mi olacak? Olmayacaksa bir hikaye mi uyduracaklar? Türkiye'ye gelecek mi? Gelirse ne kadarı sansürlenecek? 18 yaş sınırı olacak mı?

Umarım yakında daha fazla bilgiye sahip oluruz.

YORUMLAR

Şiddetle Katılıyorum!! -

Açıkçası bende filminin çekilmesini pek desteklemiyorum. Kitap sürekli tekrarlanan klişe laflarla doluydu zaten ve kadınlar neredeyse bir tutku kölesi şeklinde betimlenmişti. Okuyupta beğenmeyen kitle çok fazla ki bu kitlede senin gibi bende yer alıyorum. Ayrıca benim düşünceme göre filmi çıkartılacaksa bile başrolü Matt Bomer'ın oynaması daha hoş olurdu.

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.