Yas bitti, Popüler kültüre devam

20.05.2014 05:38:46
A+ A-

Ne giyeceğimizden neler yememiz gerektiğine kadar hayatımızın her alanına müdahale eden medyamızın güzide TV kanalları logolarının yanındaki siyah kurdeleleri kaldırarak Soma faciası için resmi yas süresinden sonra gayri resmi yas süresinin de bitmiş olduğunu ilan etti. Artık Facebook, Twitter ve İnstagram’da  ne paylaşacağını bilemeyen ve sosyal medya baskısı nedeniyle bunalıma girenler artık profillerindeki siyah kurdeleleri kaldırabilir ve günlük paylaşımlarına dönebilir. Zira son bir haftadır estirilen toplumsal yas havası nedeniyle insanlar arasında yaşanan “Neden yas tutmuyorsun da tatil, eğlence fotoğrafları veya selfie paylaşıyorsun?” kavgaları son bulacak.

Ancak önlenebilir faciaları ve politik katliamları sık sık yaşayan ülkemizde bu faciadan da ders çıkarılmayacağını düşündüğüm için facebook yönetimine bir önerim olacak.

Dün okuduğum bir haberde Facebook'a eklenen son özellik, kullanıcıların arkadaş listesindeki herhangi birinin sevgilisi olup olmadığını 'İste' butonuyla öğrenebilmesini sağlıyormuş. Buna benzer bir özellik ülkemiz facebook kullanıcıları için yapılmalı. “Arkadaşını yas tutmaya davet et”, “Arkadaşına yas tutma isteği yolla” gibi butonlar eklenilerek gelecekte yaşanacak facialar için sosyal medyada kolaylık sağlanabilir.

***

Yukarıda da bahsettiğim gibi toplumsal bir yas havasına girdik. Öyle ki 19 Mayıs kutlamalarından, konserlere hatta ünlülerin düğün törenlerine kadar birçok etkinlik ya iptal edildi ya da ertelendi. Acaba gerçekten yas tuttuk mu? Kaçımız hafta sonu tatilini, arkadaş eğlencesini, en sevdiği diziyi izlemeyi veya sevgiliyle sevişmesini erteledi. Medyatik olan kişilerden bu hassasiyetleri beklerken kaçımız kendi hayatlarımızda bunları uyguladık. Sanırım toplumca bir yas oyunu oynadık.

Oynadık diyorum çünkü bizler toplu ölümlere uzak bir ülke değiliz. Büründüğümüz yas havasını Reyhanlı’da, Uludere’de (Roboski), hemen her gün meydana gelen iş cinayetlerinde yaşamıyoruz. Çünkü hayatını kaybedenlerle aramızda bir aidiyet kuramıyoruz sanırım. Ölenlerin dinsel ve etnik yapıları ya da politik meseleler ön plana çıkıyorsa toplumsal vicdanlarımız aynı acıda buluşamıyor.

Demek ki yas tutmak için medyamız ölenlerin yeter sayıya ulaşmasını bekliyor. Aynı kazada 10 kişi ölmüş olsa bugün bunları konuşmuyor olacaktık.  

***

Devletimiz hayatını kaybeden 301 işçi için “şehitlik” statüsü verileceğini ve bu yönde çalışmalar yapıldığını açıkladı. Politikacıların ve patronların bitmek tükenmek bilmeyen hırsları ve aptalca kararları yüzünden yaşanan ölümler kutsanmaya çalışılıyor. Gerçekten de bu işte çok büyük bir terslik var.  Soma’da ölen maden işçisi şehit olacak, dershane parası için rezidans inşaatında ölen Erdoğan Polat yok sayılacak.  Peki ikisi arasındaki fark ne? İkisi de patronlarını zengin ederken gerekli iş güvenliği sağlanmadığı için cinayete kurban gitmediler mi?

Kapitalist işgalin en vahşi biçiminin uygulandığı ülkemizde insanlar aptal yerine konuluyor. Cinayetler “şehitlik” adı altında meşrulaştırılıp kutsanıyor. Yas tutmak için ölü sayısının yüzlerce olması bekleniyor. Ancak sistemin çürümüşlüğü konuşulmuyor.

Lafı fazla uzatmadan popüler kültürün bir uzantısı haline gelen yas tutma oyunu ve tükettiğimiz acılar bir yana ateş düştüğü yeri yakıyor. Kendi vicdanlarımız aklamak için medyanın yas günlerini beklemek zorunda değiliz. Kader deyip geçemeyeceğimiz bu yaşananlar için dur deme zamanı gelmiştir. Durduramazsak, daha çok vicdan sahtekârlığı yapacağız. 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.