Ben de bir babayım; ama idam..?

05.05.2014 15:41:27
A+ A-

Ben bir babayım hem de yalnız bir baba; bir kızım var. Özellikle annesini kaybettikten sonra tüm dünyam olan bir kız çocuğu babasıyım. Tabiri caizse, hem gerçek anlamı ile hem de mecazen tırnağı taşa değmesin istiyorum, üzerine titriyorum. Hatta zorunlu olarak babaannesine bıraktığımda bile saatte bir arayıp ne yaptığını, yemeğini yiyip yemediğini sorup, takıntılarımla annemi çıldırtacak kadar çok titriyorum üzerine. En büyük korkum bir an gözümüzün önünden kaybolması ya da bir kaza geçirmesi. Biliyorum aslında bu sağlıklı bir davranış şekli değil ve çocuğun kendine güveninin gelişmesi için kendine ait bir alanı olmalı. Elimden geldiğince uzaktan izliyorum, düştüğünde kendisinin kalkmasına izin veriyorum filan... Ancak gel de bunu ebeveynlik içgüdülerime anlat. Hele bir de Türkiye gibi, insanıyla, devletiyle çocuğun bir kıymeti harbiyesi olmayan bir coğrafyada yaşıyorsanız, bu koruyucu ebeveynlik hissiyatı tavan yapıyor.

Son günlerde çocuklara işlenen suçlarda bir artış ya da görünürlüklerinde bir artış söz konusu. Çocuk katli ve tecavüzünün bu kadar görünür olduğu bu zamanlarda kamuoyunda müthiş bir öfke ve elden bir şey gelememe duygusu hakim. Bu haberleri ben de izlediğim zaman çok öfkeleniyor ve 'elime geçse ellerimle öldürürüm' nidaları atıyorum elbette. Hatta idam düşüncesi bile bir süre sonra mantıklı gelmeye başlıyor. Ancak hemen kendime şu soruyu soruyorum: Kızım için istediğim Türkiye, yasalarını intikam veya göze göz dişe diş prensibi ile yapan bir Türkiye mi? 

Gerçekten içimde bir evlat sahibi olmanın verdiği duygu patlaması ile elime geçse bu tecavüzcüleri ya da katilleri ellerimle öldürürüm. Ancak hem yukarıda kendime sorduğum bu soru ve Türkiye'de bu durumun yeni olmaması, hatta bu duruma en çok ses veren yöneticilerin elindeki güç aygıtının yani devletin çocuklara karşı işlenen suçların baş müsebbibi olduğu, ya da suçluların hamisi olduğu gerçeği aklıma geldikçe, aklım galip geliyor. 

Türkiye'de bir çocuk tecavüze uğramış ise adalet hemen şu soruları sıralıyor, hem de soruların içindeki mantık hatalarını görmeden: Çocuğun rızası var mıydı? Ya da ruhsal bir zarar var mı? Daha da ileri giderek bazı kararlarda faillere "bakirelik indirimi" bile yapılıyor. 14 yaşında bir kız çocuğuna aralarında kamu görevlilerinin de olduğu onlarca "herif" tecavüz ediyor. Güya toplumun vicdanı olan ve "kamu adına" karar veren yargıçlar, 'ruhsal durumunda bir hasar yok' deyip en alt sınırda ceza verebiliyor.

Bu ve benzeri örnek saymakla bitmeyecek kadar çok. Vicdanlara nakarat olacak ancak; çocuk gelin sayısında bir rekora koşan, kendi sokak çocuğu yetmiyormuş gibi Suriye'den de sokak çocuğu ithalatı yapan, kendine emanet edilen (yetiştirme yurdu ya da cezaevindeki) çocuğu kendi memurunun sapıklıklarından dahi koruyamayan, çocuk işçiliğini önleyemeyen, daha doğrusu bunun için bir çaba bile sarf etmeyen, eğitim anlayışı ya da bir politikası olmayan bir devlet ve yöneticilerinin, bu idam "bağrışmaları" bana iki yüzlülükten başka bir şey olarak görünmüyor. 

Adama sorarlar: Sen daha mevcut yasalarını işletmekten aciz iken, senin yargın karşısına gelen devlet memuru, olayları "sumen altı" etme çabasındayken, ne idamı? Sen ilk önce elindeki yasaları bir uygula ya da yargı ehlini bu konuda eğit demezler mi? Zaten hükümet yanlısı medya (dünkü Yeni Şafak Gazetesi manşeti) esas niyeti belli etti: Terör suçu kapsamı!

Hükümetin, daha doğrusu Başbakanın her beyanatının amacının PR çalışması olduğunu, artık 5 yaşındaki çocuk bile biliyor. Makyevelli'nin bu en cevval öğrencileri, Cumhurbaşkanı olma sevdasına acılı ve ekseriyetle kızgın, öfkeli anne ve babaların duygularını istismar etmekte bir beis görmüyor. Ama bence idamı geri getirmekteki asıl niyet, "bu katilleri idam etmek yetmez, 'ulu' devletimize zarar veren herkes için de ceza gelmeli" düşüncesi. Zaten bahane de hazır: Paralel devlet ve casusluk. Çünkü sağdan ya da soldan ve hatta cemaatten kim kendisine ses çıkarıyor ise, "Bak seni asarım" demek adamın en büyük arzusu. Ama şundan eminim ki idam geri gelirse, ki kullanmaktan hayatta imtina etmez, en büyük uygulama kitlesi sol ve Kürtler olur. Çünkü bu devlet katil ve tecavüzcüleri korur!



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.