Bir Hasta Tutsak; Kemal Gömi

30.06.2014 10:23:03
A+ A-

"Tüm raporlar tam olduğu halde Cumhurbaşkanımız yetki kullanmadı, çünkü şebekenin başı zebur onu da tehdit etti ne yazık ki ve beni affetmedi. En azından cezamı hafifletmek ve 30 yıla 40 yıla düşürmesini istedim. Normal mahkum gibi olmak için, fakat yine tek başına hücrede beni zeburun şebekesi ile baş başa bırakıp işkence görmeme göz yumdular. Her gün televizyonla ve elektrikle işkence ediyor."

Kemal Gömi'nini Sincan 1 Nolu Cezaevi'nden yazdığı mektuptan.

Tesadüfen gördüğüm bir tweet sonucunda tanıdım Kemal Gömi'yi. Daha önce ismini duymamam veyahut duyup da unutmam benim hatamdır belki. Her acıya her yalnızlığa yetişmeye çalışırken koca dramlara yetememek o dramların ülkemizde bol miktarda bulunmasıyla ilgili de olabilir. Bu benim suçumu hafifletmez tabii ki. Geç de olsa üzerime düşeni yerine getirip hasta bir tutuklunun ve dahi diğer hasta tutukluların özgür kalabilme seslerine ses verebilmek adına bu yazıyı yazıyorum. Denizde damladır belki, belki hiçbir hükmü olmayacak ama umuttur ve umudun azı çoğu yoktur.

Kemal Gömi siyasi bir tutuklu. Hemen her dönemde yüzlercesini binlercesini yutmuş sistemin kelepçelediği insanlardan biri. Suçlu olup olmadığı tartışılır. Silahlı eylemler hoşunuza gitmediği için yargılayabilirsiniz kendisini. Aldığı cezayı yerinde bulabilirsiniz. Dedim ya istediğiniz gibi istediğiniz kadar istediğiniz şekilde tartışabilir ve Kemal Gömi hakkında birbirinden farklı pek çok sonuca ulaşabilirsiniz. Fakat ortada tartışmaya açık olmayan başka bir durum var. Kemal Gömi'yi ve ailesini açmazlara sürükleyen, yalnızlığın en alasıyla sınayan, yıllardır Gömi ailesini kemiren ve doktor raporlarıyla desteklenen hastalığı, Şizofreni.

Kemal Gömi; 1993’te düzenlenen bir operasyon sonucunda yaralanır ve polis tarafından doktorların ısrarına rağmen tedavi edilmeden gözaltına alınır. İstanbul’da 2 kişinin öldürüldüğü bir eyleme karıştığı iddiasıyla yargılanır ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilir. Bundan sonra yaşananları Kemal Gömi'nin abisi Feyzullah Bey şöyle anlatıyor:

"Kardeşim 1993 yılında içeri girdi ve ağırlaştırılmış hapis cezası aldı. Ümraniye ve Kandıra Cezaevler'inde kaldı. Kemal, yöneltilen suçlamaya konu olan eylemin dışında yakalanmıştı ve olayın içinde olmadığını söylemişti, mahkemede de tanık olarak polisten başka kimse yoktu ancak müebbet aldı.
2000 yılındaki açlık grevinden sonra hastalandı. Açlık grevinin tam anımsamıyorum ama sanırım 250. gününde fenalaştı, biz ailesi olarak grevi sonlandırma kararı aldık. 2001 yılında akıl hastahanesinde yaklaşık 6 ay kaldı. Adli tıp ilk raporunda Şizofreni tanısı koydu, bize cezaevi akıl hastahanesi derken toplam 6 tane rapor verildi. Raporlarda önce şizofreni en sonunda da Rezidüel Şizofreni yani Kronik Şizofren tanısı koyuldu. Kemal önceleri rahatsızlığının farkında değildi, ilerleyen zamanlarda farkına varmaya başladı. Cezaevini kastederek "Burası benim evim" derdi. Hastahanede yatarken "Abi kurtar beni" dediğinde varlığımdan utanmıştım. Bir kerede görüşte yanıma gelirken, verdikleri ilaçlardan yürüyemediği için yüz üstü yere düşmüştü, o olaydan sonra bir hafta kendime gelemedim.

Kardeşim, 13 yıl akıl hastahanesinde tedavi edildi. Elimizde, cezaevinde kalamaz raporları vardı, 2010 yılında Cumhurbaşkanlığı affına uygun olmasına rağmen affedilmedi. Cumhurbaşkanlığına mesaj ve mailler gönderdik fakat danışmanları beni arayıp "Sorununuzu Adalet Bakanlığı ile görüşün bir daha da aramayın." dediler. Cumhurbaşkanlığına 2 Adalet Bakanlığına da defalarca dilekçe verdik ama maalesef hep reddedildi.
En son adlı tıp raporunda "Cezaevinde kalamaz ama Cumhurbaşkanlığı affına uygun değil" raporu verildi ve şu an akıl hastahanesinde K3 bloğunda kalıyor.

Kardeş acısını Allah kimseye göstermesin. Kemal içerideyken önce kardeşim Mehmet 43 yaşında kanserden öldü sonra da aynı hastalıktan babamı kaybettik. 2 yıl sonra 58 yaşındaki abim intihar etti. 1 yıl sonra da en büyük arzusu oğlunun dışarı çıktığını görmek olan annem vefat etti. Bütün bu olaylardan sonra en büyük korkumuz Kemal'in kendine bir şey yapmasıydı. Bu endişe ve yaşadıklarımız piskolojimizi alt üst etti."

Bu süreçte İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, duyarlı basın emekçileri ve Tabipler Odası, Gömi ailesini yalnız bırakmamış. Feyzullah Bey bundan sonraki süreç ile ilgili şunları söyledi:

"Seçimden önce Cumhurbaşkanı; Akın Birdal ile yaptığı görüşme neticesinde içlerinde Kemal'in de isminin bulunduğu hasta mahkumların acil olarak affedilmesi yönündeki talebimize öncelik verecekleri sözünü verdi. İç İşleri Bakanı da ertesi gün 50 hasta mahkumu serbest bırakacaklarını hatta 1 kişiyi de affetiklerini söyedi ve o gün Kemal'i şu anda kaldığı K3 servisine getirdiler. Burası cezaevinden binlerce kat daha iyi. Meclisten geçen yasa, Resmi Gazete'de yayınlandıktan sonra tekrar dilekçe vereceğiz. Artık savcı ve adlı tıp ne yapar ne karar verir bilemiyoruz. O kadar çok hayal kırıklığına uğradık ki hem ümitli hem de ümitsiziz."

Feyzullah Bey kardeşini her gün ziyaret ettiklerini ve sevdiği yemeklerden götürdüklerini söyledi. Onca kötü olaydan sonra kardeşinin cezaevinde değil de en azından bir hastanede olduğunu bilmek bir nebze de olsa Gömi ailesini rahatlatıyor fakat Kemal Gömi'nin kendine bir şey yapması ihtimaline karşı taşıdıkları endişe bu rahatlamayı alıp götürüyor.

Kemal Gömi de dahil bütün hasta tutsakların yaşadığı eziyet birkaç kişinin dudaklarından çıkacak cümlelerle son bulacak ya da devam edecek. Umarım yakın bir zamanda hasta tutsakların evlerine dönüş haberini de sayfama taşırım. O zamana kadar siz de ses verin, susmayın. Ne kadar susmazsak o kadar iyi!

Feyzullah Bey'e beni kırmadığı ve sorularıma tüm samimiyetiyle cevap verdiği için de buradan teşekkür ediyorum.

* Rezidüel Şizofreni: Daha çok negatif belirtilerin baskın olduğu süreğen şizofrenik bozukluktur. Değişmeye karşı istek ve ilgi azdır. Duygu küntlüğü, vurdumduymazlık, girişim ve eylem azlığı, toplumdan kopukluk, düşüncede somutlaşma ve fakirleşme, kendine iyi bakmama gibi negatif belirtiler gözlenir. Bir ya da birkaç aktif şizofrenik depreşmeden sonra başlamaktadır.

* Müzik Grubu Praksis Kemal Gömi'nin yazdığı mektuptan ilham alarak bir şarkı yapmış.  Buradan dinleyebilirsiniz.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.