scorecardresearch.com "Biz Ermenileri durup dururken kesmedik" - hektor vartanyan - Radikal Blog

"Biz Ermenileri durup dururken kesmedik"

06.02.2014 01:18:49
A+ A-

"Ben Ermenileri çok severim ama o bir tehcir olayıdır. Savaşta yaşanmış bir olaydır. Savaşta yaşananlara soykırım demek zor. Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık."

Tırnak içinde aktardığım sözler, 3 Şubat'ta Enver Aysever'in "Aykırı Sorular" programına katılan, "best-seller" yazarımız Ayşe Kulin'e ait. Ki siz de muhakkak haberdar olmuşsunuzdur. Kulin'in katıldığı bir televizyon programında zikrettiği bu cümleler, sığlığın ve resmi söylemce sakatlanmış bir dimağın dışa vurumudur. Bireysel olarak konuşan Kulin'in kendisi olsa da, aslında dile gelen toplumdaki genel geçer ruhiyetin ahvalidir.

Nasıl incindim tarif edemem. Beni inciten tabi ki Ayşe Kulin gibi vasata hitap eden bir yazarın söylemi değil, bir acının hodbince sömürülmesidir. "Biz onları gidip durup dururken kesmedik" sözündeki pervasızlığı nasıl ele alsam bilemedim. "Ermenileri çok severim" cümlesiyle başlayan bir paragrafın "kesmek" eylemiyle bitişi sevmek sözcüğünün manasını silip süpürüveriyor. Asırlık trajedileriniz, mermer tanrıçaların yüzlerinden aşırma bir soğukkanlılıkla, "boşu boşuna kesmedik" cümlesinin ürperticiliğinde gamsız ağızlara meze olabiliyor.

Neresinden tutarsanız tutun cehalet bezeli ve hitap ettiği kitlenin kültürsüzlüğüne güvenerek dillendirilmiş basit açıklamalar bunlar. "Savaşta yaşananlara soykırım demek zor" cümlesini ele alalım. Tarihteki en büyük soykırımların savaşlar esnasında yaşandığını göz önüne aldığımızda ne denli yanlış bir çerçeveden bakıldığını idrak edeceğiz. Pek az soykırım vardır ki savaş esnasında yaşanmamıştır. Örneğin, İspanyolların Güney Amerika'da gerçekleştirdiği kitlesel katliamlar taraflar arasında resmi bir savaş ilanı olmadan gerçekleşti. F. Pizarro önderliğindeki İspanyol işgalciler İnka bölgesini ele geçirdiler. Yeni bir İspanya kurmak adına yerel halkı acımasızca katlettiler. 1542 yılında Peru Valiliği'nin kurulmasına dek isyan eden İnkaları bastıran İspanyollar 1572' de Vilcabamba'daki son İnkaların düşüşü ile İnka medeniyetini bitirmiş oldular. İşgal durumunda yaşanan bir soykırım örneğidir İspanyolların Güney Amerika'yı işgali. Ya da Ruwanda'da gerçekleşen Tutsi Soykırımı'nı ele alalım. Yine birbirlerine uluslararası hukuk çerçevesinde savaş ilanında bulunmamış taraflar arasında vuku bulan üzücü bir kıyımdır. Fakat bu acı katliamı bu şekilde ele alsak dahi bir iç savaş olduğu gerçeğini yadsıyamayız. Zaten tarihteki soykırım pratiğine baktığımızda aşağılık katliamcılar planlarını uygulamak için savaşları ve siyasi istikrarsızlıkları bir fırsat olarak görmüşlerdir. "Savaşta yaşananlara soykırım demek zor" savını ciddiye almak bir hayli güç.

Kulin "Biz Ermenileri Yahudiler gibi durup dururken kesmedik" diyerek yakın dünya tarihi düzleminde yanlış bir değerlendirmede de bulunuyor. Hitler Almanyasının Yahudileri durup dururken "kestiğine" inanmak tam manasıyla aymazlık. Tabanda müthiş bir örgütlenmeyle yükselen Nazilerin ilk amacı, Almanya'yı Versay Antlaşması'nın zincirlerinden kurtarmak ve saf Nordik-Aryen ırkını yaratmaktı. Dünya'daki Büyük Buhran'ın yıkıcılığı ve 1. Dünya Savaşı sonrası Almanya'nın sosyo-ekonomik durumu yaygın işsizlikle birleşince, Yahudiler hedef haline geldiler. Kulin'in iddia ettiği üzere Yahudiler durup dururken "kesilmemiştir." Nazi Harekatı'nın uzun yıllar boyunca planladığı ve İkinci Dünya Savaşı'nı fırsat bilerek uyguladığı zelil bir soykırımın kurbanı olmuşlardır. Tıpkı biz Ermenilerin, İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından yıllarca planlanan (1- Anadolu'yu Müslümanlaştır, 2- Anadolu'yu Türkleştir) ve 1. Dünya Savaşı'yla birlikte Almanların gözetiminde gerçekleştirilen soykırımın kurbanı olduğumuz gibi. Yahudi ve Ermeni Soykırımları bir birinden farklı değil bilakis birbirleriyle örtüşen soykırımlardır. İki imparatorluk, İki mazlum halk, İki Dünya Savaşı, İki ırkçı parti ve iki acı soykırım.

Türkiye toplumunun geneline hakim olan ve son derece yaygın olan bir başka yanlışı da dillendiriyor Kulin. Konuşması adeta bir "resmi klişeler geçiş töreni"ni andırıyor. ".ama o bir tehcir olayıdır." Tehcir bir halkı yaşadığı topraklardan yani doğal habitatından koparıp ihraç etmektir. Tehcirin sanki soykırımdan daha makul, daha acısız bir eylem olduğu izlenimine kapılmak ve bu izlenimin yaratılışında rol oynamak vicdansızlıktır. Yurtlarından sürülmüş, nereye gidecekleri belli olmayan, ceplerinde paraları olmayan, saldırıya, tecavüze ve açlığa karşı savunmasız olan insanları "kesmemeniz" onları öldürmediğiniz anlamına gelmez. Üç dindeki meşhur hikayedeki gibi Yusuf'u kuyuya atan kardeşleri kalkıp "Yusuf'u biz öldürmedik, kuyu öldürdü" deme lüksüne sahip midir? Ermeni Soykırımı'nda aç karna yürümekten ve hastalıktan ölenlerin sayısı "kesilerek" ölenlerin sayısından daha fazladır. Keza Yahudi Soykırımı'nda da açlıktan ölen Yahudiler'in sayısı bir hayli fazladır. Kulin ve toplumumuzdaki Kulingillerin fantezi dünyalarında soykırım mutlaka "kesmek" fiiline karşılık gelir. "Bestseller" yazarımız soykırım teriminin ne manaya geldiğini bilmeden değerlendirmelerde bulunsa da; Birleşmiş Milletler ve Uluslararası kavramlar açısından terim bazı unsurlara tabidir. Bu unsurların bir tanesi dahi tek başına mevcutsa; soykırım suçu vücut bulur.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 9 Aralık 1948 tarihli ve 260 A (III) sayılı Kararıyla kabul edilen ve 12 Ocak 1951'de yürürlüğe giren sözleşmenin 2. Maddesi soykırım suçunu oluşturan unsurları sayar:

Madde 2

Soykırımı oluşturan eylemler;

Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur.

 a) Gruba mensup olanların öldürülmesi;

 b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi;

 c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak, yaşam şartlarını kasten değiştirmek, (grubu doğal habitatından koparmak);

 d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak;

 e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek;

İkinci maddenin C bendini ele aldığımızda Ayşe Kulin ve Tayfası'nın "Soykırım değil tehcirdir" savunusu da hükümsüz kılınmaktadır. Gözünüzün önüne vatanlarından, bildikleri topraklarından koparılarak Suriye çöllerine sürülen Ermenileri getirmenizi rica ediyorum bir an. Yol, iz bilmediğiniz bir coğrafya. Yolda yitirdiğiniz yakınlarınızın acısı hala tazecik duruyor içinizde. Açsınız ve her türlü saldırıya açıksınız. Böyle düşününce tehcir mazur görülebilir bir yaptırım mıdır? Bugün Suriye'deki iç savaştan kaçıp Türkiye'ye sığınan 500. 000 civarı mültecinin, kamplarda barınmalarına ve BM ve Türkiye'den gördükleri desteğe rağmen ne kadar zor durumda olduklarına şahidiz. Yaşadıkları dram içimizi parçalıyor değil mi? Bir de 100 yıl önce Suriye'ye sürülen Ermenileri düşünün. Mülteci kampları yok, Kızıl Haç yok, BM yok, Suriye'nin garantörlüğü yok, hukuk yok. Bu şartlar altında Ermenilerin yaşadıklarının tehcir olduğunu kabul etsek bile bu bizi sorumluluktan kurtarır mı?

Ailesi, soykırıma kurban giden Ermenilerin mallarıyla oluşturulan Emval-i Metruke'den yolunu bulmuş bir Beyaz-Türk hanımefendinin "soykırım vardır" demesini beklemiyorum zaten. Önemsemiyorum da. Ermeni Soykırımı'nın 100. yılına yaklaştığımız şu zaman diliminde bu tür açıklamaların çoğalacağını ve Türk Resmi Tezi'ni savunan kampanyaların zirve yapacağını öngörebiliyorum. Lakin beni asıl huzursuz eden bunları öngörebilmek de değil dostlarım.

Ben insanların yaşadığı onulmaz acıların "Ermeni olayı", "Ermeni Hadisesi" gibi yavan kavramların sığlığına peşkeş çekilmesine katlanamıyorum. Büyük trajedilerin bir olaya indirgenmesini alçaklık addediyorum.

Ayşe Kulin gibilerin söze "Ermenileri severim" diyerek başlamalarına dayanamıyorum. Keşke dürüst olabilseler. Keşke Ermenilerin acılarını paylaşmak yahut inkar etmek için Ermenileri sevmelerinin gerekmediğini idrak edebilseler.

Keşke "soykırım" yahut "tehcir" hakkında konuşurken acıya karşı vakur durmayı öğrenebilseler. Onlarca kitap yazmış bir insanın "sevmek"le başlayan bir cümleyi büyük bir ruhsuzluk örneği sergileyerek ve umursamazca "kesmek" fiiliyle bitirebilmesi ne acı.

Belki de ben "best-seller"ların dilini anlayamıyorumdur. Belki de çok satmanın formülü toplumun ezberlerine ve sığlık odaklarına hitap ederek yazmaktır.

Belki de yüzleşilmeyen onca acıdan sonra elimizde kalan budur: Birbirlerinin acılarına eğilemeyen insanlardan mütevellit, ruhsuz bir toplum.

hektorvartan@gmail.com



YORUMLAR

bırakınız efendim,geçiniz efendim.. -

Holocaust ile ermeni soykırımını bibiriyle aynı görmüş yazar arkadaşımız. Diaspora ermenisi türkiye ermenisi farklıymış da şöyleymiş de böyleymiş falan filan.. Hocam hepiniz aynısınız. Aynı kafa. Aynı tas aynı hamam. Madem bu kadar entelektüelsin tarih hakkında döktürüyosun olayı neden objektif açıdan anlatmıyosun? Yada anlatamıyosundur çünkü bilmiyosundur(!) heralde. Uluslararası yasalara göre hak iddia ettikleri topraklarda azınlık oldukları dolayısıyla devlet kuramayacakları (tanınmayacakları) için 19. yüzyılın sonunda başlayan çeteleşme hareketi (hükümet tarafından ciddiye alınmıyor tabi) balkan savaşları ve özellikle birinci dünya savaşı sırasında Osmanlının düşman paktında bulunan Rusya ve Fransa nın yoğun erzak silah teçhizat (top tüfek değil tabi sadece kılıcı bıçağı baltası herşeyi dahil full paket) yardımı sürecinde açık olarak hem devlete hem de türk milletine TEHDİT oluşturmaya başladılar. O dönem yarım düzine devlete karşı savaş yürüten bir ulustan da bu iç saldırılara karşı tepksiz kalmasını beklemek için gerizakalı olmanız gerekir. (Ermeniler doğuda kadın çoluk çocuk demeden herkesi keserken çay ikram edeydik tüh.. Nerde Türk Misafirperverliği?) Dolayısıyla devlet önlem almak durumunda kalmış ve ''tehcir'' kararı çıkarmıştır. Eğer Almanların böyle bir planı (zorunlu göçe tutma) varsa ki olsa bile uygulamaya geçmemiş 1942 de toptan imha (son çözüm) başlamıştır.İkinci olarak ermenilerin nerde ve ne zaman bir toplama kampında tutuldukları yada zorla çalıştırıldıkları(batılı 'bilimadamarı' öyle diyolarmış) hakkında bir bilgisi varsa Hektor Vartanyan dan paylaşmasını rica ederiz.(Yani holocaustla bunu bir tutmak absürtlüğün daniskası gibi geliyo) Ülke birden fazla düşmana karşı ölüm kalım savaşı verirken ve zaten silah cephane savaşacak adam vs sıkıntıları varken (Almanların silah yardımları birsüre için çok yararlı olmuş ancak Bulgaristan ve Avusturya-Macaristan kendi topraklarında hakimiyeti kaybedince ikmal hatları kesilmiş ve o yardımlar da bolşevik devrimi sonrası Rusların yardımlarına kadar gelmemeye başlamıştır.) haklı olarak tehdit gördüğü ermeni toplumunu zorunlu göçe tabi tutarken onların can güvenliğini ne kadar sağlayabilir? Böyle bir imkan var mıdır? Hektor arkadaş muhtemelen bunları bilmiyordur. Bilse yazardı heralde(!). Değil mi? Alınmaca gücenmece yok burda iyi niyetli görünmüyorsunuz arkadaşım.

24 30
oh kafa raad! -

"durduk yere oldurmedik" tezinden yola ciksak bile ermeni "teror" orgutlerinin tedhis eylemlerinin vs artmasindan dolayi "kesilmis" olan "bir kisim ermeni" de soz konusu degil; (sayisi tartismali) koskoca bir milletin drami soz konusu. kendi icerisinde bile celisen ifadeler...

6 2
Yorumcunun kim olduğu anlaşılıyor... -

yorumu yapan bu arkadaş güzel ülkemizin bir vatandaşı o tamam. Peki kaç yıllık tarih okumuştur? O da tamam. Peki duygusunu bi tarafa bırakıp da konuya diğer tarafından da bakmış mı onu merak ettim. Acındırarak anlatma üslubunu da pek beğendim. Ermenilerin ne yaptıklarını anlatan canlı tarihler var halen. Hangi grup kimi nerede ne zaman ilk atağı, saldırıyı yapmış bunu kmse bilmiyor. Ermeni kısmına bakıyorsunuz "Bizi öldürdüler" diyorlar. Türklere soruyorsun "Onlar başladı" diyor. Peki hatırlayın Kıbrıs'ta olanları. Bizim uçaklarımız katletmeye mi gitti yoksa katli engellemeye mi? Varmak istediğim şudur. Türk insanı veya Türk askeri kimseyi durduk yere itip kakmaz...Kolay gelsin

8 12
niye bu kadar şaşırnınız ki? -

ayşe kulin beyaz türklerin halet-i ruhiyesini ifade etmiş. şaşılacak ne var bunda! asıl tuhaf olan bunu dile getirmeyip ogün samastlar yaratmak. 19.yy dan bugüne böyle düşünmüyormuş gibi yapan bireylerle iç içe değilmişiz gibi yapmayın allah aşkına. ırkçılık bu ülkenin hastalığı kabul edelim.

24 20
hiç hoş olmamış bu sözler -

Ayşe Kulin bu sözlerle can yakıyor. Hassas bir mesele herkes istediği bir yere çekebilir. Lakin makalenin amacını anlayamadım. Aşırı bir savunmaya geçmiş. Bestseller olan bir yazar da olsa insan olduğunu unutmayalım, yerin dibine sokmak da kelimelerin soykırımıdır. Savaşların hiçbiri soykırım değildir. Savaşın doğasında ne varsa o yaşanır. İnsanlık tarihi talihsiz savaşlara tanıklık etmiş ama bunlara soykırım denmemiştir. Ermeniler gibi saygı değer bir anadolu insanına yapılan hiç hoş olmamış ve de olmasaydı dediğim bir durumdur. Keşke birlikte yaşasaydık bu topraklarda daha insani bir ortamda yaşayacağımıza da inanıyorum. 1951 yılında BM soykırım ifadesi var. Fakat bu tarihten önceki dünya tarihini ele alırsak herkes olaylar yaşadı, peki yapılması gereken neydi. Toplumların birbirine olan düşmanlığımıdır. Bu yazının çözüm değil, sadece duyguları depreştiren ve okuyanı aklı-selim yönlendirmeyen hatta kışkırtan bir yanı var. Kimseye birşey tavsiye etmiyorum. herkes sağlıcakla kalsın, iyi ve hassas düşünsün.

19 33
Sevginin Böylesi -

Bu kadın mümkünse kimseyi sevmesin. Sevgiyle başlayan bir cümlenin sonunu bağlama şekli o kadar kötü ki, bu kadınla aynı katagoride anılmaktan utandım. Sevgi var olanları yok saymak demek değildir. Tam tersi, şimdi bizim göstereceğimiz hassasiyetle, sevgi ve saygı ile geçmişimizde yaşanan üzüntüleri, acıları hafifletmektir. Bu insan olmanın gereğidir.

28 7
VICDANLI INSAN OLMAK ? -

Ayiptir,günahtir yapmayin,öldürülen,sürülen insanlara söylenecek lafmidir bu.Biz istersek severeiz istemezsek öldürür keseriz ruh Halinin en güzel örnegi bu Bestseller yazar.

10 3
Ne savaş ne de barış.. -

Savaşta da olsa barışta da olsa hiçbir insan hiçbir canlı ölmeyi,katledilmeyi hak etmez.O zaman senin mantığına göre Suriye'de Esad ve muhalif güçlerin yaptığı katliamların haklılık payı var.Yani senin mantığına göre.Fakat sorsan Suriye'de katliam var.Peki 1915'deki neydi?

4 2
c bendi -

"c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak, yaşam şartlarını kasten değiştirmek, (grubu doğal habitatından koparmak);" eğer bu bir soykırım tanımıysa, mübadele de bu tanıma girer.sovyetlerin tatarlar,çerkesler ve diğer halklara yaptığı da bu tanım içindedir.hele kölelik başlı başına bir soykırımdır. ama ne yazık ki bunların soykırım olarak tanımlandığını göremedik?

7 2
İnsan -

Öncelikle insani olan vasıfları yerine getirmek lazım. yoksa Kalemin sağlam olsa ne yazar, Yada Çok satanlar arasına girmen fayda olmaz..

4 2
iyi olmadı ama iyi olmayan...... -

bir gün ayşe kulin'in fikirlerini savunacağım aklıma gelmezdi. hiç olmazsa bunu doğru söylemiş kadın.durup dururken mi kesildi ermeniler, kesilen türkleri nereye koyacağız.ermenileri savunan içimizdeki ermeniler ya da ülküdaşları kesilen katledilen toplu mezarlara gömülen türkler için ne söylüyorlar.ne yapılsaydı yani kesin çok güzel kesiyorsunuz mu denilecekti.fransızlarla güzel ittifak yapıp türkleri arkadan ne güzel vuruyorsunuz mu denecekti.elbette denmeyecekti ve denmedi.olan biten budur. gerisi boş laf. istediğiniz kadar bağırın. ha iyi mi olmuş denirse elbette iyi olmamış. olmamış ama iyi olmayan ermenilerin kesilmesi değil, keşke ermeniler bu katliama hiç başlamamış olsaydı da türkler de onları kesmeselerdi.bugün bunları konuşuyor da olmazdık.ermeniciler türk dişişleri mensuplarının asala tarafından katledildikleri olayları da arada bir gündeme getirirlerse sevinirim.

20 13
Tarih bu kadar güzel çarpıtılır... -

İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin en yakın siyasi müttefiki Ermeni ulusal hareketi olmuştur, hatta bu iki siyasi grup Yahudi ve Rum adaylara karşı 1909 yılında yapılan yerel seçimlerde ittifak yapmışlardır... İTC, 6 yıl içinde mi soykırım planları yaptı? Tarihten birazcık anlayan biri, İTC'nin Balkan savaşlarına kadar olan politikasının Osmanlı vatandaşlığı temelinde olduğunu bilir... Bir ermeni olarak yazınızda birçok katliam örneği vermişsiniz, ama nedense Ermenilerin 20 sene önce Azerbaycan'da yaptığı katliamlardan tek kelime bahsermemişsiniz çok ama çok enteresan... BM sözleşmesindne bahsermişsiniz ama 1 ay önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Ermeni techirinin soykırım olduğunu kanıtlayan yeterli kanıt olmadığı kararını verdi, nedense yazınızda bu da yok, en azından böyle bir karar var ama ben katılmıyorum diyebilirdiniz. Ermeni resmi tezini tarihi çarpıtarak savunmaya devam edin bakalım...

14 5
Karsilastirmaniz yanlis -

Yazar burada bir savas durumu oldugunu bir tarafta baskaldiran ve devlete savas acan ve diger tarafta devletin topraklarini ve halkini korumaya calisan devletin oldugunu belirtmeye calismis. Bunu oteye beriye cekmeye gerek yok. Devletin yurttaslarini ve topraklarini korumak asli gorevidir. Eger o zaman Ermeniler kazanmis olsaydi acaba bugun o yerlerde Turk diye bir varlik kalirmiydi?. Dolayisiyle birilerini suclarken biraz akil, hukuk ve mantikli olarak suclayalim, lutfen. Yazar; iki tarafli bir savas ve bu savas sonucunda bazi batili devletlerinde testegini alan Ermenilerin savasi kaybettigini ve devletin savasin galibi oldugunu belirtmis. O zamanlar bu Ermeniler tarafindan oldurulen; cocuklar, kadinlar, hastalar, yaslilarin hic haklari yokmu sizce?. Turk ve Musluman olarak dogmak sizce sucmu?, bu insanlarin sizler kadar yasama hakki yokmu?. Ayrica yaptiginiz karsilastirmalarda tumuyle yanlis. Ispanyollar veya bati Avrupalilar Amerikayi istila etmek icin atesli silahlarla oralara gittiler ve zavalli inanclarinin esiri olan yerli halki acimasizca neredeyse yok ettiler. O insanlarin mallarini ve canlarini aldilar. Orada bir savastan ziyade o insanlarin soyunu bitirdiler. Karsilastirmanizda cok yanlis ve tarafli

13 6
Tek yönlü buldum.... -

Her ne sekilde olursa olsun insan ölümüne karsiyim. Yapmak istedigim tek yorum, üsenmeyip bu kadar uzun bir yazi yazilmasina karsin tecirin neden yapildigi hakkinda tek bir cümle yok, Sarikamisa dair tek bir cümle yok. Slogan gibi tek bir fikri (Ermeni soykiriminin yapildigi) savunan perspektiften ve inandiriciliktan uzak bir yazi olmus ama vakit harcanmis ve emegine saygi duyuyorum arkadasin....

7 3
Nasıl yani? -

Ayşe Kulin, sen de mi?Kitaplarını okuduğum takip ettiğim yazar bu şekilde düşünemez.Ben utandım inşallah Ayşe Kulin'de farkına varır ağzından çıkanların ve pişman olur...

4 1
Sen ikiyüzlülüğün resmini yapabilirsin Ayşe Kulin -

Ermeni konusunda kitap yazdın şöhret oldun, çok sattın zengin oldun. Ermenilere uzaktan akrabalığın olmasına rağmen bildiğin gerçekleri yazmaya korktun, kazandıkları diyetini öderken düşünen insanlar nezdinde kendini sıfırladın. Şövenistlerin, ırkçıların, ulusalcıların sevgilisi oldun.

4 3
Bestseller -

Okuduktan sonra atfinda yazacak seyler bulmakta zorlandigi turden bir yazi. Kurt/Ermeni kardesce yasadigimiz topraklardan bizi kowan bestseller Ayse' ye - kin ve nefretin bestseller yaptigi Turkun Aysesi/aynasi na - tesekkurler. Ama gun gelir hesabini oderler Ayseler. Bizde tabiki Kurt olarak bedelini odeyecegiz, Aysenin oyununa geldik diye bir sey yok, olmazda.

3 1
Bestseller -

Okuduktan sonra atfinda yazacak seyler bulmakta zorlandigi turden bir yazi. Kurt/Ermeni kardesce yasadigimiz topraklardan bizi kowan bestseller Ayse' ye - kin ve nefretin bestseller yaptigi Turkun Aysesi/aynasi na - tesekkurler. Ama gun gelir hesabini oderler Ayseler. Bizde tabiki Kurt olarak bedelini odeyecegiz, Aysenin oyununa geldik diye bir sey yok, olmazda.

2 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.