Bu bir iç çatışmadır!

30.07.2014 05:58:25
A+ A-

Yoldaşlarımızın katili işkenceci polis şefi Hanefi Avcı, "Haliç'te Yaşayan Simonlar" adlı kitabında söyle diyor:
"Bu arada inanılmaz bir mucize gerçekleşti. Dev-Sol örgütü içerisinde çatışmalar ortaya çıkmaya başladı."*

 

Sol içi şiddeti "inanılmaz bir mucize" olarak betimleyen Hanefi Avcı adlı bu zat, çatışmaları yorumlarken, içerdeki çatışmadan kaynaklı bilgi kirliliğini fırsat bilip üfürmeye devam etmekte ve tetikte beklediklerini her fırsatta belirtmektedir.

 

Devrimcilerden döktüğü kanla övünen ve hayatı boyunca devrimci kanıyla beslenmiş bu adam, baştan aşağı pislik akan kitabında, çatışmaları fırsat bilip yaptıkları analizlerden bahseder ve demeç veren süper kahraman edasıyla "artık operasyon yapacağımızı diğer birimlere anlatma zamanı gelmişti" der.

 

Yıllar önce solda yaşanan bu gelişme, ezilen işçi sınıfı için mücadele edenlere büyük bir darbeyle sonlanmış ve Bedri Yağan'la arkadaşları katledilmiştir. Konuyu sonlandırırken de, Bedri Yağan grubunun henüz doğmadan bitirildiğini söyleyen Avcı, Dursun Karataş'ın da boş durmamasına içerlenmektedir.(syf: 185)
 

PKK'den, DHKP-C'ye TİKKO'ya kadar devrimci mücadelede bulunan özgürlük savaşçısı yoldaşlarımızı en gaddarca yollarla katledenler, bugün yine aynı "olgu" üzerinden yola çıkma peşinde olabilir.

 

CEPHE ile YDG-H arasındaki çatışmayı yorumlarken elbette taraf olup, "şu şöyle yaptı", "bu böyle yaptı", "önce onlar saldırdı" şeklindeki açıklamalara girişmeyeceğim. Bu tarz açıklamaların art niyet taşıyanları kabak gibi ortada, ancak kolaylıkla aldatılabilen insanlar tarafından saflıkla yapılan açıklamalar da bir diğer acınası gerçek.
 

Tekrar geçmişte yaşanmış bu acı olaya geri dönelim. Böbürlenerek olayı anlatan Hanefi Avcı, "işte o gün tüm hesaplamaları yapıp her alternatifi hesaplamıştım. Tüm militanları yolda, sokakta uygun ortamlarda tek tek almaya başladık" diyebiliyor.
 

Yıllardır mücadele eden, ağır bedeller ödeyen; her seferinde delik deşik edilen gemisini oracıkta onaran ve "ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı, ya da ölüm inecek yeryüzüne" inancıyla yol alan devrimciler; aynı gemide kavgaya tutuşur ve bu kavgadan ötürü gemiye zarar verirse, düşmanlarımız, "en uygun zaman bu zaman" diyerek saldırıda bulunacaktır.  Bizler Fatih'in torunları değiliz, yola koyulurken, niyetlerimizi gizlemeyi reddedip, amacımıza bugüne kadarki tüm toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla ulaşabileceğimizi bildirdik, yani bizler gemiyi karadan değil suyun üzerinden yürütüyoruz. Haliyle su uyusa bile düşman uyumuyor.
 

Okmeydanı'nda omuz omuza destanlar yazan bu arkadaşlarımızın kavgasında kesinlikle taraf olmayıp; birlik çağrısını yükseltmemiz gerekiyor.

 

Teori oluşturma sürecinde kılla tüyle uğraşan, temelde "badem bıyık"larla örgütlenebilmiş, asalağı andıran insanlar karşısında bizler bir örgütüz. Faşizme karşı omuz omuza vermiş ve kanımızın son damlasına kadar bu mücadeleyi yürütecek olan bir bedeniz. Cephe ile YDG-H'ın arasındaki çatışma işte bu yüzden bir iç çatışmadır. Zararın neresinden dönülürse kârdır mantığıyla bir araya gelinmeli, bu kavganın devam etmesi ve kayıpların artması halinde yoksul mahallelerde müsait olan Alevi-Kürt savaşının da başlatılabileceği unutulmamalıdır.
 

Tekrar ediyorum: Biz esasen bir örgütüz düşman karşısında! Öyleyse bu bir "iç çatışma"dır! Hanefi Avcı gibilerin "inanılmaz bir mucize" dediği bir iç çatışma!

 

"60 milyonluk bir ülkenin devletini, bir çırpıda yıkıp yeni, üstelik nitelikçe farklı bir toplum kurma iddiasına kapılmışlar. Gökyüzünü fethetme sevdasına düşmüşler'' diyerek bizlerle dalga geçenlere inat bu bedeni ayakta tutmaya devam edeceğiz. Düşmana inat var kalacağız, çünkü yarınlara sözümüz var, çünkü yarınları sahiplendik.
 

Kızıldere'de devrimci dayanışmanın tarihini yazmış olanların da ifade ettiği gibi: "Onların bugün büyük görünen güçleri ve imkânları bizlere vız gelir. Onlar bir avuç, biz ise milyonlarız."

 

*Hanefi Avcı, Haliç'te Yaşayan Simonlar, Angora, 21.Baskı, syf: 182.



YORUMLAR

Müzakere üretmeli! -

Doğrudan Cephe ye da HDP karşıtlığı üzerinden saldırı dillerini değil -bu dilde bu tarzda- geleneği de olan devrimci müzakere dillerini üretmek gerekir.

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.