Büyük Orta Doğu projesi ve Türkiye

24.06.2015 01:01:06
A+ A-

Tüm Dünyaca kabul edilen ilk Ortadoğu projesinin babası sayılan ve ABD Kongresinin 1957'de kabul ettiği Ortadoğu'da Barış ve İstikrarı Koruma başlığını taşıyan Eisenhower Doktrinidir.  Büyük orta doğu projesi kâğıt üzerinde Ortadoğu ülkelerinde terörizm’i ve krallık yönetimlerine son vererek demokratik devletler kurma girişimidir. Ancak asıl yapılmak istenen feodal devletler kurarak kuzey ırak petrollerine ve doğalgaz rezervlerine sahip olmaktır. ABD’nin BOP planları 1871’e dayanır. Osmanlı bu tarihte Musul ve Kerkük üzerinde petrol çıkarımıyla ilgili Almanlarla görüşmüş ve Musul da bulunan Mandali bataklığına bir rafineri açmıştır. Bunu hazmedemeyen İngilizler 1901 yılında petrol çıkaran Alman Deutsche Bank şirketine dolaylı yoldan ortak olmuş ve petrol çıkarmaya devam edilmiştir. 1907 de patlak veren Jön Türk akımında bütün bu girişimler iptal edilmiş ve işe o zamanların gelişmekte olan ülkesi ABD petrol arama işine girmiştir. İşte ABD'nin BOP projesi bu vasıtayla başlamış oldu.

Şimdi bizi ilgilendiren kısma gelelim.

‘’Ülkemin bir görevi var. Biz geniş Ortadoğu ve kuzey Afrika Projesi’nin eş başkanlarından bir tanesiyiz. ’’

‘’ ABD’nin Büyük Ortadoğu projesinde Diyarbakır bir merkez olabilir. ’’

‘’BOP Ortadoğu’nun kadın haklarına, eğitim hakkına ve barışa atılmış bir temeldir. Bu projede bizimde görevlerimiz var. ’’

Bu sözler ve daha birçoğu dönemin başbakanı şuan ki cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a aittir. Bu söylemlerden kısa bir süre sonra sözde barış süreci başlamış, terör örgütleriyle el sıkışılmış, kardeşlik masalları söylenmeye başlamıştır. Peki gerçekten karşımızda barış isteyen bir kürt terör örgütü mü var? Yoksa tüm bunlar Türk halkını uyutma çalışmaları mı?

1978 yılında başlayan ve hepimizin bildiği marksist-leninist terör örgütü pkk. Yıllardır kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden katliamlar yapan bu terör örgütü hangi akla hizmetse 2013 yılında silah bırakma ve sorunları demokrasi(!) ile halletme yolunu seçti. Dönemin Başbakanı Erdoğan ‘’ Bu topraklar hepimizin, dedelerimiz birlikte savaştılar. ’’ Ve benzeri sözleri ile adeta bir barış güvercini oldu. (’’Dedelerimiz birlikte savaştı. ’’ Diyen arkadaşlar Çanakkale cephesindeki 72. Ve 77. Alay komutanlarının hatıratlarını okusunlar. ) Şu sıralar kuzey ırakta pkk’nin uzantısı ypg emperyalist dediği ABD’nin bombardıman ve teknik desteği ile IŞİD ile çatışmakta.

Peki, nedir bu olayın aslı?

Suriye iç savaşından faydalanıp biranda ortaya çıkan Sözde İslam devleti başlarda Suriye topraklarında daha sonra ırak içlerinde katliamlar yapmaya başladı. Para ve teçhizat kaynaklarının nereden geldiği belli olmayan bu örgüt ilk iş olarak petrol kuyularının kontrollerini ele geçirdi. Daha sonralarda ABD ve Avrupa ülkelerinin desteğini alan sözde özgürlük savaşçıları ypg militanları ışid in ele geçirdiği bölgeleri geri kazanmak için taarruzlarına başladı. Ancak dikkatimizi çeken bir şey var. Türkiye sınırındaki Türkmen kasabalarına saldırı başladığından beri gelişen olaylar aynı. İlk önce ışid silahsız Türkmenlere saldırıyor, sonrasında ABD bombardımanı ve boşalan topraklara ypg yerleşiyor. Şu an ülke sınırımızda bir kürt bölgesi oluşmuş durumda ve bu koridor ülke toprağımız Hatay’a doğru ilerliyor. Kafamda tek bir soru var ‘’ Bu koridorun amacı kuzey ırak petrollerini akdenizden kaçırmak mı ?’’ eğer cevap evet ise Hatay’dan geçmek zorunda. Yazıma Atsız atanın davetiye şiirinden dizelerle son vermek istiyorum.

‘’…

Buyursunlar bizim için savaş düğündür,

Din arabın hukuk sizin Harp Türklüğündür.

…’’

 

Tanrı Türk’ü Korusun

 

Okan FİDAN

#GençAtsızlar