Hammer Tarihi’nde Harem

15.03.2016 17:24:58
A+ A-

IV. Murat'ın ölümü, Sultan İbrahim'in cülusu (1640)

"Sultan İbrahim taht odasına giderek, divan erkânının, ulemanın, ağaların tâ'zimatını kabul ederek, biraderinin na'şını saray kapısına kadar götürdü. Sonra an'aneye göre, Eyüp Camii'nde kılıç kuşandı. Kösem Valide Sultan, vaadi gereğince vezirleri makamlarında bırakarak, sönmüş olan iktidarını yeniden alevlendirmek için, birbirini müteakip güzel cariyeler takdim etmekten başka bir şeye bakmadı." (Josep Von Hammer, Büyük Osmanlı Tarihi, Sabah Yayınları, 5. Cilt, S. 315 )

"Sultan İbrahim, muhayyele gücünün icat edebildiği ve saltanat kudretinin sağlamasına müsait olduğu her türlü sefihane durumlara gark olup gitmekteydi. Padişahlığının başlangıcında Osmanlı hanedanının yegane mümessili bulunduğu vakit, bütün vezirler, kadınlara olan temayülünü teşvik ederek güzel cariyeler takdiminde birbirine rekabet etmeyi vazife saydılar. . Altı kadar şehzadenin doğması nesilsiz ölmek hakkındaki korkusunu izale etmekle beraber, zevklere olan meylini asla azaltmadı; kadınların tesiri kuvvet buldukça da kendi kuvveti zaaf buldu. 24 yaşına gelmiş olan hararetli ve bünyesi kuvvetli delikanlı, birçok kadına malik bulunduğu vakit tabii gücü itidal haddi bilmeyen arzularına o kadar sadıkane hizmet ederdi ki, yatağını yirmi dört saat içinde birbirini takiben yirmi dört cariye ziyaret edebilirdi. Bu türlü ifratların neticesinde bütün bünyesinin müteessir olması gecikmedi. Sefahatin sonucu olarak uğradığı zaaf ve hüzün ve ıstıraba düşkünlük vs. hakkında fikrine müracaat ettiği tabip Hammal-zade Efendi, kendisine itidal ve istirahatten başka bir ilaç tavsiye etmediğinden, gözden düşerek Büyükada'ya sürüldü. Hamal-zade'nin mansıbı ?şüphesiz ki daha hoşgörülü bir ilme sahip olan-  İsa Efendi'ye verildi.

Sultan İbrahim, cariye, amber, kürk satın alınacağı vakit hiç para hesabı kaydında bulunmazdı; saltanatında cariyelerin fiyatı o kadar arttı ki, hiçbiri 500 guruştan (kayıt aynen böyle) aşağı satılmaz, en güzelleri ise 2.000'e kadar çıkardı." (5. Cilt, S. 361-362)

x   x   x

Hammer, bu eserini yazarken hangi kaynaklardan yararlandığını, her bölümün baş tarafında verir. Yukarıda alıntıladığım bölümün başında, hemen tamamı Osmanlı'ya ait 25 kaynak gösterir. Ayrıca, her sayfanın altında da açıklama ve kaynaklar vardır.

Büyük Osmanlı Tarihi'nin başındaki "Takdim"de, Mümin Çevik, "Hammer'in 30 yılda topladığı kaynaklara dayanan ve geniş bilgisi ile daha önemlisi tarafsızlıktan ayrılmadan meydana getirdiği bu eser; gerek yabancı dilde, gerekse Türkçede yazılmış olan Osmanlı tarihlerinin en önemli kaynağı olmuştur" der.

x   x   x

Hammer Kimdir?

Joseph von Hammer-Purgstall (1774, Graz ? 1856, Viyana), Avusturyalı tarihçi, diplomat ve Doğu bilimleri uzmanı. Tarihçi, Geschichte des osmanischen Dichtkunst adlı eserinin iç kapağına ismini Yûsuf Hammer Purgstall olarak işlemiştir.[1]

15 yaşındayken Viyana'daki İmparatorluk Doğu Dilleri Akademisinde öğrenim görmeye başladı ve beş yıl boyunca diplomatik tercüman eğitimi gördü. Bu süre zarfında Türkçe, Arapça, Farsça dillerinin yanı sıra İtalyanca, Fransızca, Latince ve Yunanca da öğrendi. Dil öğrenmeye yatkın bir kişilikti. 1799 yılında ilk kez İstanbul'a geldi. Bu dönemde Doğu Tarihi ve edebiyatıyla ilgilenmiş Mısır'a gidip Arapça öğrenmiş, 1807'de Avusturya'ya dönmüştür. Ülkesinde saray müşavirliği yapmış, imparatorluk akademisinde başkan seçilmiştir. 1835'te politikayı bırakıp kendine tamamen tarih çalışmalarına vermiştir. Osmanlı'da 1851'de kurulan Encümen-i Daniş'e seçilen bilim adamlarındandır.

Ünlü tarihçinin kabrinde yazan ismi "Yusuf Bin Hammer"dir. Kabir taşını kendisi çizmiş ve İstanbul'daki ulemaların mezar taşlarından etkilenmiştir. Mezar taşının üstünde yazanlar "Hüvelbaki" diye başlar, "Rahman olan Allah'ın merhametine sığınan üç dilin tercümanı müverrih Yusuf bin Hammer" diye biter. (Wikipedi)

x   x   x

Resim;sanatkitabevi.com'dan...



YORUMLAR

Harem ve cariye -

Günümüzde saraya gözünü dikmiş kimi cariye ruhlu kişilerin iletileri sosyal medyada dolaşıyor. Hazır cariyeler varken bir harem kurulabilir.

0 0
HAMMER TARİHİNDEN BİRAZ DAHA YAZSANIZ... -

Halen, dizi olarak gösterilen Kösem Sultan dönemine girmişsiniz..Sultan İbrahimden biraz daha varsa yazar mısınız ..Örneğin;çocuğu olmadığı için telaşe düşen, anne Kösem Sultan, İbrahim için Cinci Hocayı çağırır. Onun sayesinde çocuk sahibi olur..Bizim tarihçiler böyle yazıyor. Hatice Sultan'ı Kösem bulup getirir. Cinci Hoca ne yaptıysa, peşpeşe çocukları olur..Cinci hoca çok zengin olur..Sonra onu Kösem boğdurtup paralarını hazineye katar. Daha sonra, Hatice sultan da Kösemi boğdurtur.. Bu kısımlar, Hammer Tarihinde nasıl ? Selamlar Melih Kadıoğlu Radikal Blog yazarı

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.