Hırsızlar 5'e değil Patek Philippe'ye bakıyorlar

01.02.2015 16:26:57
A+ A-

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği'nin 14'üncüsünü 'Geleceğin Öğretmeni' teması ile Antalya'da gerçekleştirilerek açılışını Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yaptığı sempozyumda ilk gün Bakan Avcı'nın ardından konuşan Prof.Dr.Üstün Dökmen'in "Ülkemde ya bilgide ya da ölçme değerlendirmede hata var. Herkesin din dersi 5'tir. Ama bunca hırsız uğursuz nereden çıkıyor? Örneğin Van depreminde din ve ahlak dersinden herkes 5 aldı. Ama kolonları kesen hırsızlar da 5 aldı" sözleri dinleyiciler tarafından alkışlarla desteklenmişti.

Prof. Dr. Üstün Dökmen'in sözlerini eleştiren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci "Üstün Dökmen'e yakıştıramadık konuşmayı. Kürsü şehvetine kapıldı" dedi.

Yelkenci'nin bu sözleri üzerine sempozyuma katılan öğretmenlerin bir kısmı salonu terk etti. Yelkenci de protestoları nezaketsizlik olarak niteleyerek "Sayın Bakan, ilk günkü bu derneğin hak etmediği tatsızlık üzerine rahatsız olduğu halde salonu terk etmedi. Haklı eleştiride bulundum ama bazı öğretmenler bu salonu terk etti. Bu nezakate sahip olmayan öğretmenler öğrenci yetiştiremez" diyerek kızgınlığını dile getirdi.

Konuşmanın ardından Prof. Dr. Üstün Dökmen, kızgın bir şekilde kürsüye yürüyerek söz hakkı istedi. Ancak, kendisine söz verilmeyince "Eleştiriye açık değillerse, eğitimci değillerdir" diye bağırdı. Bu sözler salonun bir kısmından alkış aldı. Bu gerginlik üzerine kapanış konuşmasını yapan Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan şunları söyledi: "Burası özgür bir platformdur. Sadece şunu söyleyelim: Hayatımda hiç kimseye bir şey öğretecek kişi değilim. Şimdi de bir şey öğretmeye çalışmıyorum. Buraya davet ettiğimiz insan kim geldiyse hiçbir karşılık beklemeden geliyor; emeğini, bilgisini, birikimini paylaşıyor. Her tür fikre saygılı olmalıyız. Protesto etmek de haktır. Burada yapılan bir hata varsa tüm sorumluluk yönetim kurulu olarak bizlerindir."               

Bir vatandaş olarak ben, Prof.Dr.Üstün Dökmen'in sözlerine tamamen katıldığımı ve eksik bile söylediğini belirtmek isterim.

Birileri memnun olsun diye, ya da belki bir koltuk, iş kaparım diye, ya da yağcılık olsun ve yandaşlık diye  konuşmalar yapılacaksa ve memleketin sorunları görmezden gelinip" herşey tıkırında" diye reklam yapılacaksa bunu kendileri yapsın kendileri oynasınlar...

250 milyonluk dünyanın en büyük İslam ülkesi olan Endonezya aynı zaman da dünyanın en çok yolsuzluk yapılan ve rüşvet alınıp verilen ülkelerinden biridir. Kısa süre önce yapılan seçim de İslami partiler hiçbir başarı gösteremediler. Çünkü halk onlara güvenmiyor ve bu patilerin daha çok yolsuzluk yapacaklarına inanılıyor.

Bunları konuşmamak ve gizlemeye çalışmakla ne bu sorunlar çözülür ne de ortadan kalkmadıkları gibi üstüne gidilmediği için daha çok artarlar....

Böyle büyük bir İslam ülkesi nasıl büyük yolsuzluklar ülkesi olmuş?

Bunu sorgulamadan, duymadan ve görmeden sadece 250 milyonluk dev İslam ülkesi diye mi ele almamız gerekir?

Gerek AKP'liler gerek yandaşları da aynen böyle istiyorlar...

 

 

"Yolsuzluk fahişelikten daha kötüdür. Fahişelik bir tek bireyin ahlakının bozulmasıdır,

oysa yolsuzluk tüm toplumun ahlakını tehlikeye düşürür."

Karl Kraus



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.