RedHack üyeleri nasıl yakalandı?

08.02.2014 03:03:55
A+ A-

Günlerden bir gün, Mehmet Kılınç isimli biri Taylan Kulaçoğlu ile iş görüşmesi için Fransa’dan gelir. RedHack’le ilişkilendirilip gözaltına alınır. Savcılık sorgusundan sonra serbest kalır. Ve RedHack ailesi bir dost daha kazanır.

RedHack’in, beceriksizler ordusunun bu azmi karşısında, zaferlerine bir yenisini daha ekleyeceği belliydi zaten. “Yeni zaferler de yolda” diyebilmek pek de zor olmasa gerek… Çünkü gemisini lafla yürütmeyen, devrimci teoriye sahip, devrimci bir hareketten söz ediyoruz.

Bağır bağır bağırıyor Kızıl Hackerlar: “Kabul edin artık, #RedHack davasına fransız kaldınız!” diyorlar. Onları pür dikkat takip eden, Belediye Başkanı Caps Lock da ben daha şuncacık çocukken, “Sizi 1 ay içinde yakalatmazsam şerefsizim" demişti. Neyse… Çağımızın amansız hastalığı değil midir; aynı anda hem ishal hem kabız olmak!

Şimdi tüm bu yaşananlar ile Aziz Nesin’in “Fil Hamdi nasıl yakalandı?” öyküsünü birlikte ele alacağız. Böylece, RedHack üyelerinin nasıl yakalandıklarını, yüce iktidarın yeteneklerini gözler önüne sermiş olacağız. Hazırsanız başlayalım canlar.

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden, bütün taşra vilayetleri Emniyet Müdürlüklerine telgraf çekilir. Yapılan tahkikat, takibat ve tetkikat sonunda “Fil Hamdi” adında azılı sabıkalı bir dolandırıcının firar ettiği kesin olarak anlaşılmış ve hakkında yakalama emri çıkarılmıştır.

Asıl komedi bundan sonra başlayacaktır. Ödüllendirileceği düşüncesiyle hareket eden polis memurları, tuttuğunu “Fil Hamdi” diye karakola götürecektir.

Örneğin, polis memurları şüphelendikleri bir adamın yanına giderler. Bir ellerindeki fotoğrafa, bir de herifin yüzüne bakarlar. Hemşerim, “bir de yan dur bakayım” derler. Tekrar fotoğrafa bakarlar: Yok, benzemiyor! Ne olur ne olmaz deyip karakola götürürler. “Bir kere de komiser bey görsün, belki o benzetir” diyerek...

Bir diğer örnekte ise polis memurları arasında şu diyalog yaşanır:

-Hişşt!.. Yavaş konuş, çaktırma. Şu çay içen adama yan gözle bak!
-O be… Ta kendisi!..
-Ama, gelen evrakta şişman diye yazıyordu. Bu zayıf, iskelet gibi herif...
-Zayıflamıştır birader, kaçak gezmek kolay mı?
-Öyle ya… Ama bu esmer, Fil Hamdi kumralmış.
-Dağda bayırda gezmekten rengi atmıştır.
-Haklısın. Yalnız birader bunun sık siyah saçları var. Evrakta Fil Hamdi’nin saçları dökülmüş diye yazıyordu.
-Eh artık o kadarcık da olur. Herif tanınmamak için belki peruka takmıştır.
-Ne duruyoruz, yakalayalım!

Dahası da var elbet! Başka bir taşra vilayetinin Pazar yerinde yine iki memur konuşuyor:

-Ayıp oldu be Şükrü kardeşim. Akşama kadar fır dolandık, şu Fil Hamdi’yi yakalayamadık.
-Şu adam olmasın?
-Belki de odur, soralım.
Adamın yanına giderler.
-Bayım, senin adın ne?
-Mustafa…
Birbirinin kulağına:
-Mustafa diyor.
-Hamdi diyecek değildi ya... Adını saklıyor.
-Aklı sıra bizi kandıracak.
-Bayım, biraz gelir misiniz?

Sonrası malum… Taşra vilayetleri Emniyet Müdürlüklerinden, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne günde yüzlerce telgraf gönderilir. Şu kadar Fil Hamdi yakaladık diye.

Mesela öyle bir telgraf vardır ki, akıllara durgunluk verir: “Vilayetimiz dahilinde 180 kilo ile 220 kilo arasında iki düzüne Fil Hamdi yakalanmış olup, aradaki kilo farkının, kantarların ayarsızlığından ileri geldiğini, hepsinin de gözlerinin kahverengi olduğuna göre, Fil Hamdi olduklarından en ufak bir şüpheye yer kalmadığını, yakalanan Fil Hamdiler sevk edilmiş olup, gözden kaçmış olanlar varsa, onların da büyük dikkatle arandığını ve peyderpey sevk edileceğini saygı ile arz ederim.”

Bunun üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğünden, taşra Emniyet Müdürlüklerine bir telgraf gönderilir: “Koyacak bütün yerler dolmuş olduğundan, şimdilik eldeki Fil Hamdiler yeterli görülmüştür. İkinci bir emre kadar Fil Hamdilerin yakalanmasına ve aranmasına ara verilmesini teşekkürlerimizle arz ederiz.”

Not: Firar eden Fil Hamdi yakalanmıştır.

***

Hatırlayalım, "RedHack üyesi olma" suçlamasıyla kimler serbest kalmadı ki; Utku Kalı, Taylan Kulaçoğlu, Barış Atay, Mehmet Kılınç…

Daha kaç kişiyi Redhack üyesi yapacaklar bilemiyoruz. Galiba bundan böyle, Microsoft Office yazılımlarından en az birini kullanan kişi Redhack üyesi sayılacak.

Şaka bir yana, görüldüğü üzere Redhack kâbusuyla hareket edenlerin bugün büyük görünen güçleri ve imkânları, Redhack’e vız geliyor. Onlar bir avuç iken Redhack milyonlar tarafından sahiplenilmiş durumda.

Toparlayacak olursak; beğenmedikleri polislerin, hakim ve savcıların görev yerlerini, davaların görüleceği şehirleri değiştiren hükümet artık meşru değildir. Kendisini yasadan değerli tutan böyle bir hükümetin sözcüleri Redhack’e terör örgütü, Redhack’le bağlantılı kişilere de terörist deme hakkına sahip değildir.

Katillerin, hırsızların, halkın yarasına merhem olması imkânsızdır. Mehmet Ayvalıtaş’ın ve Ali İsmail Korkmaz’ın davalarında yaşananlar, bu kan emicilerin adalet bekçiliği yapamayacağını gözler önüne sermiştir. Ethem Sarısülük’e yapılanlar, Hasan Ferit Gedik’in cenazesine izin vermeyenlerin, bu halka hesap vermesi şarttır.

Mahir Çayan’ın, Kızıldere'de etraflarını saran komutanların teslim ol çağrılarına cevaben “asıl siz teslim olun” demesi bu yüzdendir. O gün olduğu gibi bugün de yasayı yok sayan, ilk çiğneyen iktidar ve yanlıları olmuştur ve bu durum devrimci şiddetin meşruluğu için yeterlidir. Teslim olacaksa, sermaye ordusunun uşakları teslim olmalıdır.

Sandığı hesaplaşma yeri olarak görenler bilmelidir ki, ezilenlerin soracağı hesap sandığa sığmamaktadır.

YORUMLAR

RedHack üyeleri nasıl yakalandı? -

başlık sabah sabah soğuk duş etkisi yaratsa da içerik sıcak...

13 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.