Yoksa 'Devlet Aklı' 'katalizör' mü olmak istiyor?

14.01.2016 21:58:53
A+ A-

Aslında yazının görselini biraz ironik olduğu için seçtim. Modern olacağız derken, realiteden kopuşumuzun bir nevi yansıması diyebiliriz. Tabi burada yüklenen anlam ve sunuş şekli elzem bir hal almakta.

İnsanlar yaşamları boyunca, yaşadıkları olayların da sebebiyet vermesi ile bir çok perspektif kazanır hayata karşı. Bu perspektifler aslında bizim yaşam yolumuzda bize rehberlik eden yegane değerlerdir. Buraya kadar ciddi bir sorun çıkmamaktadır karşımıza, ta ki bunu, birilerinin güdümüne bırakana kadar. Yani 'devlet'. Daha doğrusu 'devlet aklı'.

Bugün devlet, vatandaşlarının bakış açılarına şekil vermekte ciddi bir unsur olarak çıkmakta karşımıza. Peki ama, devletin sunduğu perspektiflere biat mecburi mi? Değil. Ama, beklenen sürekli bu olmuştur.

Öyle bir yapı oluşmakta ki ülkemizde, birilerinin hiçbir şeyden haberleri yok. Herşey sanki spontane gelişiyor da, onlar sadece refakatçilik ediyormuş gibi, ne bir üzerlerine alınma, ne bir sorumluluk hissiyatı. Sanırım sonunda da zarar görmeden çıkmayı düşünüyorlar bu işten.

Yazının başlığında da belirttiğim gibi, devlet aklı, katalizör olarak mı yönetmek istiyor bu ülkeyi? Hem de zararlı bir formda. Yavaşlatıcı ve geriye doğru.

Ya da bu devlet, bahane üretmeyi bırakıp, gerçekten tepkimeye girerek ve sorumluluğunu hissederek başlamalı yönetmeye bu ülkeyi.

Yok saydığı unsurlardan çözümü beklemeden, kendisi çözmeye başlamalı. Tabi bu şiddet sarmalına sarılmadan, tarihten ders alarak, insanlarının sosyolojik ve psikolojik durumlarını göz önüne alarak. Onları kırmadan, yok saymadan ve en önemlisi yaşama haklarına riayet ederek.

Devlet vatandaşını yaşatabilmeli, bu onun asli görevidir.

Ve bunu isteyenleri sanki öcüymüş gibi lense ettirmemeli, yaftalamamalı. 

 

Saygılarımla, Mahmut Doğru

 

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.