Çıplak Adam veya 17 Aralık: İktidardan nereye doğru kaçacağız?

24.03.2014 03:21:41
A+ A-

Eylül-Ekim gibi medya üzerinde iyice görünürleşen cemaat ve AKP çarpışmasının ve bu çarpışmadan bize* sıçrayanların artık gezi duygusunu yitirmekten başka bir şeye yaramadığını düşünmeye başladık. "Temsile ihtiyacımız yok biz ifade ederiz"den "tatava yapma bas geç"e... CHP'yi parka almamaktan, Mustafa'ya, Mansur'a... "İstiklal caddesinde polisin karşısında işeyen adam"dan, "provokasyona gelme sokağa çıkma"ya... İki kutba yerleştirmeyi de pek doğru bulmuyoruz ama bu dilden çıkmamız gerektiğine inanıyoruz. Bir şeyler oldu ve buraya düştük tekrar. Başka şeylere ihtiyacımız var, neyin adetullahtan olduğuna açıp bakıyoruz, bizim yerimize yapılan muhalefeti bireysel makinelerimizde yontarak kabullenmeye çalışıyoruz. Hayır, bu değildi. Erdoğan'a beddua eden Fethullah Gülen'in sesi, kasılması, inleyişleri dışında bize ifade edebileceği hiçbir şeyi yok.

AKP seçmeninin ne kadarının partisini değiştireceğine, onlara doğruyu işaret etmek için nasıl bir dil kullanmamız gerektiğine falan allahaşkına ne zaman ihtiyaç duymaya başladık tekrar? Ne demek ulan doğruyu işaret etmek? Öcalan ile pazarlığı korkunçlu müzikler ile sunan adamların temsiline ne zaman gönül eğdik? Bu AKP'nin oyu düşsün de ondan sonra tekrar inşa ederiz kendi muhalefetimizi. Hayır inşa edemeyiz, inşa edilen bir şey değildi yaptığımız, kendiliğindendi, akıl ile yontulmamıştı, aklı yontmuştu. Şimdi tekrar arzuladığımız muhalefet ile gündemdeki Gülen ve onun altına doluşan diğer partilerin muhalefeti arasındaki farkı zihnimizde her daim canlı tutmaya çalışarak, her şeyin farkındayım bu sadece stratejik geçici bir destek diyerek geziyi elimizde tutamayız. Zihin kendi giriş çıkışlarını da içerir. Bize giren ve bizden çıkan şeylerin de zihnimizin bir parçası olduğunu bilmeliyiz demeyeceğim, zaten hissediyoruz. AKP seçmeninin yapmasını umarak bizden geçenlere bakıyoruz; 25 Mart'ta birinden bize doğru geleceğine iman ettiğimiz ortalama Türkiyeli ahlakının dışına taşan bir eylemin kaydını, Kabataş'taki kadının deri eldivenli yarı çıplak adam fantezilerini, Kur'an ayetiyle dalga geçeni ayıplamak ve daha bir sürü ahlak cümlecikleri...

Gezi zamanlarında Twitter'ı engelleselerdi neler olacağını düşününce gülüyoruz, 30 Mart'a kadar sokağa çıkmayalım yine de beyler AKP'nin oyu yükselmesin.

*Metin boyunca kullanılan 1. çoğul kişi kesinlikle bir insanın 1. çoğul kişi kullanılabilecek kadar çokluklardan oluştuğunu göz önünde bulundurarak kullanılmıştır.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.