Twitter yasakları, özgüven yitimi ve iktidar körlüğü...

23.03.2014 02:29:21
A+ A-

Twitter'ın iktidar tarafından yasaklamasından sonra dünya medyasında yer alan Türkiye/Erdoğan ile geçmişte övgüler düzülen Erdoğan/Türkiye arasında sanki çağ farkı var.

Değişen çağdaş demokrasi değerlerini içselleştirmiş dünya değil kuşkusuz, değişen AKP/Erdoğan.

AKP/Erdoğan iktidarının yıllardır "askeri vesayet" ile yönetilen Türkiye'de, demokrasiyle dinin birlikte başarıyla uygulanarak "İslam coğrafyasına örnek yaratma senaryosunun" başarısızlığa uğraması.

Tabi bu başarısızlıkta, uzun yıllar tek başına iktidar olmanın yanında iktidar çevresine kümelenenlerin 'evet efendimci' tavır/tutum. Tabi birde kalemşor diye nitelendirilen yandaş gazeteci(!) takımı var. İzlediğiniz videoda olduğu üzere 'Yargı çetenin bir üyesi' sözleriyle R.OK.'ta vesikalaşan,Y.Bulut'un şahsında "danışman" payesine yükselebilen gazetecilik(!),  yaratılan/oluşan iktidar körlüğü.

Çaresizlik, "ileri demokrasi"nin/AKP/Erdoğan'ın içerisine düştüğü durum gerçekten ders çıkarılması, enine boyuna düşünülmesi gerekiyor.  Yaşanan politik serüven artık iyice arabesk bir hal aldı.

İnternetin fişini de çekmek lazım bu gidişle! 25 Martta iktidarın kimyasını bozacak içerikte yayınların internete düşeceğine dair haberleri duymayan yok Türkiye'de..

Dün akşam youtube'a  düşen videoda Erdoağan'ın geçmişte söyledikleri ile bugün yaptıkları arasındaki çelişkiler işlenmiş. Kamuoyunun bildiği, daha önceden izlediği görüntülerden kotarılan videonun içeriğine girmeyeceğim.

"Bir Başbakan iki Erdoğan" adlı videoda benim dikkatimi çeken en önemli nokta, bir politikacının 'çaresiz/yenik' bir politikacıya dönüşmesinin sesine yansıyan "özgüven yitimi".

 

2 Şubat'ta "Türkiye siyasetini yakından takip eden batılı siyasi gözlemciler somut fotoğrafa bakıp;  "tımarhane!" diyemedikleri için; "..gelişmeleri kaygıyla izliyoruz, yargı bağımsızlığı, hukuk, adalet, demokrasi.." gibi insanlığın birikimi ile oluşturduğu evrensel değerleri anımsatıp sürekli vurgu yapıyorlar. On iki yıldır ülkenin sokaklarına, meydanlarına çıkanları, muhalif sesleri anlamayan; gazetecilerin "terörist"  diye özgürlüklerinin ellerinden alınmasını " kitap bombadan daha tehlikelidir" diye onaylayan iktidarın, on iki yıldır iktidarda olmanın yarattığı "iktidar körlüğünü" de hesaba katarsak bundan sonrada anlamayacağı kesin!" dedikten sonra "Hırsızlığın, yolsuzluğun, pazarlıkların tapelerle ortalığa saçılmasına yasak getirerek; ülkede her kurumu kendine, dolayısıyla emir/komutasına bağlamaya çalışan ve  "Muhammed Mursi" olma yolunda ilerleyen  AKP/Erdoğan'dan, ülkenin hayrı için  yerel seçimlerden başlayarak sandıkta kurtulmak lazım." Diye yazmıştım.

Twitter yasaklarından sonra herkes gibi bende "sırada hangi yasak var?" diye sormadan yapamıyorum.

Hele iktidarın "17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu" ile içerisine düştüğü çaresizliğin boyutlarına bakarak; yasakların egemen olduğu siyasi iklimde yaşanabilecek olası kaos ortamını düşünüp endişeleniyorum..

Muhalefetin sağduyu çağrıları karşılık buldu, yurttaş twitter yasağına rağmen sokaklara dökülmedi, hesaplaşmak için sandığı bekliyor.Yaşanan gerilimden kurtulmaya, yerel seçime yedi gün var! Ne kadar da ulaşılmaz, uzak geliyor insana.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.