Kendini bil

31.10.2014 13:00:27
A+ A-

Sıradan insanın fikir anlamında üretken olduğu düşünülemez. O sıkı bir zombidir. Olsa olsa, eski fikirlerini "yeni" diye lanse etmeye kalkar. Veya durmadan kendisine öğretilenleri tekrar eder. Hâlâ bu şekilde varlığını sürdüren bir yığın insan görüyoruz. Siz de farkındasınız. Önlerinde beklenti ile geçmekte olan koskoca bir ömür var. Üstelik, geriye baktıklarında kayda değer bir tek oluşa bile tanık olamamanın üzüntüsü içindeler.

Hâl böyle iken, insan gibi yaşamak da mümkün değildir.Toplumsal yaşam içinde her birim, ancak fikirleri kadar var olur. Ne varki fikir boyut da hızla erozyona uğramaktadır. Fikir tartışmaları yanı sıra, bugünün insanı her zamankinden daha bilgili, daha aktif olmaya mecburdur. Nedeni, globalleşen dünyada bilimin insana eriştirdiği kazanımdır. Bu koşullarauymak isteyen insan üretici olacaktır. Üretmek ise, sıradışı insanların yapabileceği bir aksiyonun neticesidir.

Bütün bu vasıflar, iyi bir meslek sahibi olmayı, iyi bir avukat, iyi bir doktor veya öğretmen ve iyi bir insan olabilmeyi getirebilir. Sıradışı gibi kabul ettiğimiz bu tür insanların, bugün bir tıp bilimine veya fizik biliminin yarattığı evreneyaklaşım yapması ise gayet mantıklıdır. Ama yeterli değildir.Bu aşama onların üst insan sınıfında yer aldığını göstermez. Sıradışı niteliklere sahipbir birimin ayrıca kendine yakın olması, buram buram özünü hissetmesi gerekir ki, istenilen elde edilsin.

Neden bunları düşündüm biliyor musunuz?

Belki bilirsiniz; Eski Yunan' da Delfi Tapınağının üzerindeki 'Kendini Bil' ibaresi var. Yukarıda ortaya koymak için çaba gösterdiğim görüşe somut bir açıklama getiriyor da ondan! Bu ibare benim düşündüğüm şeylerle bir bağlılaşım içinde bulunduğunu kanıtlıyor.
Aslında derinliği olan ve çok dikkât çekici bir cümle. ' Kendini Bil' uyarısı.. Sıradışı her insanın yakalaması gereken bir fırsat bu. Dikkat ederseniz sıradışı dedim, yani az da olsa muhakeme ve tefekkür eden bir kesimden bahsettim.

Algılayabildiğim kadarı ile kendini bilme, sadece basit bir tefekkür anlayışını yansıtmaktan ziyade, yine kendine dönük üretici fikirsel eylem ve bilimin sonucunda elde edilebilen bir oluşu işaret ediyor.Bu yüzden, kendini bilmek, tanımak nihai nokta olarak kabul edilmelidir. Bu, insanın varoluş gayesi olmalıdır. Ve İnsan kendini tanımak için çıktığı yolculukta ne kadar meşakkâtle karşılaşırsa karşılaşsın, alabora olmadan, emin ve sağlam adımlarla yürümeyi bilmelidir. Aksi takdirde, yarı yolda kalır, emekleri de heba olur gider.

Ve insanoğlubu sözün anlamına gerçek bir eğitimle, gerçek felsefe olan "tasavvuf felsefesi" ile varacaktır. Tasavvuf bütün meseleleri çözüme ulaştıran bir alandır. Tasavvufun çağdaş bilimleri yanına alması ve beraberce yürümesi şarttır. Mistisizmdebirçok değerli insan bu felsefe ile yetişmiştir. Hz. Ali de bu ender insanlardan biridir ve Hz.Muhammed (s.a.v) tarafından en iyi biçimde eğitilmiştir.

Bu doğrultuda Taptuk'la özdeşleşen Yunus " İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsin bu nice okumaktır?" dizeleriyle insanın kendine arif olması hususunu ince ve renkli bir biçimde dile getirerek, bizlere çok anlamlı mesajlar ulaştırmıştır. Dikkât çeken nokta, yukarıda da değindiğim gibi bu mesajın muhatabının cahil birinin değil, özellikle belirli bir eğitimden geçmiş insanın olmasıdır..

Keza, Hz Resulullah'ın (a.s) " Nefsini bilen, Rabbini bilir" hadisi de insanın bu mantıkla ve aklın derinliklere dalarak, kendinle ilgili ipuçlarını yakalaması bakımından, yine uyarı mahiyetinde söylediği örnek bir sözdür. Zihinlerini doldurmayan, sınırlı, dar kafalı, bedenle bütünleşmiş, insanların ' Kendini bilmesi ' pek beklenemez. Sıradışı insanlarla, sıradan insanların, sıradışı insanlarla üst insanların arasındaki fark da işte burada ortaya çıkıyor!

Ahmed F. YÜKSEL

https://twitter.com/sufafy

 

https://twitter.com/AhmedHulusi

 

http://www.ahmedhulusi.org/

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Nasıl olur..!? -

Sıkı bir giriş bölümünden sonra(öz.zombi benzetmesi bir harika); devam eden yazınızı büyük bir dikkatle okudum.. O kadar doğru tespitler ki bunlar… Hakikaten de ‘’Kendini Tanı’’ madıktan sonra, ne bilirsen bil.. Ne kadar ünlü, paralı, mutlu vs.. olursan ol… Hatta mutsuz ya da fakir… İşte sihirli sözcükler bunlar…Elbette şunu eklemek isterim: Kendini bilmek – tanımak, ancak bunu gerçekleştirenleri takip etmekle olur..!!! kenan

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.