Kurban'da Bozcaada'ya girmek

22.09.2014 13:45:19
A+ A-

Hiç dolandırmadan bi şey söyleyeceğim: Hani Kurban'da danaya öküze girmek diye bi şey vardır ya, muhtemeldir ki yaklaşan kurban bayramı vesilesiyle birileri toplaşıp Bozcaada'ya girmiş. Kurban edecekler güzelim adayı.. ama başka bir tanrıya.

Beton tanrısına adak adadılar sanıyorum: Eyy beton tanrısı! Sen bize en kısmetlisinden rant ver, para ver PARAA verr daha çok para ve binalar inşaatlar duble duble yollar ver! Villalar saraylar AVM'ler nasip eyle, biz de sana bu memleketin en güzel yerlerinden birini kurban edelim?

Bozcaada'yı yok bağ evi, yok tarım şeyi yok fabrika ayarı diye imara açmanın başka bir açıklaması yok. İş bence artık doymak bilmeyen beton tanrısına kurbanlar vermeye kadar gelmiş. Doymuyor çünkü. O kadar beslediler ki, o kadar semirdi ki hazret, gözü gönlü doymuyor bir türlü.

Yeşil varsa yok ediyor, ağaç varsa katlediyor, deniz varsa içine ediyor, gölleri kurutuyor, dereleri mahvediyor. Doğa gördü mü azıyor, yerinde duramıyor. Hırsından kuduruyor ve talan etmek için dizginlenemez bir istek duyuyor. Koskoca beton tanrısı olmuş, kolay mı onu zaptetmek? Gazabından korunmak için artık dua falan da kâr etmiyor. İlla ki en güzel, en el değmemiş, en dokunulmamış, en bakir doğa parçaları uğruya kurban edilecek.

İnsan sinirleniyor biliyor musunuz? Bunu anlayabiliyor musunuz? İnsan gerçekten sinirleniyor. Beton beton diye doymayan işkembeleri gördükçe sinirleniyor. Bitmeyen, azalmayan, bir parça olsun sakinleşmeyen rant ve para hırsını gördükçe sinirden yeşeriyor. Derdiniz nedir tam olarak? Doğayı korumanın önemini hakikaten kavrayamıyor musunuz? O her şeye basan kafalar bir buna mı basmıyor? Her şeyi en iyi siz biliyorsunuz, pek öngörülü, pek zeki, pek şahanesiniz ama izan menzilinizin beton sınırları mı var? Anlayışınızın kırmızı çizgileri daha fazla kazanç daha fazla rant daha fazla inşaatla mı çizildi? Beton görünce vicdanınızın şalteri mi iniyor?

Tarihi eserleri elden geçirip (ele geçirip) rezil ediyorsunuz, antik eserler sayenizde tek tek bir tür şakaya dönüşüyor. Müzeler sünnet düğünlerine açılıyor, güzel olan değerli olan her ne varsa, illa ki bir şekilde talan ediliyor. İlla ki bir yolu bulunuyor. İlla ki.

Şehirlerin ruhunu, belleklerini, anılarını ve kimliklerini taşıyan alanlar, meydanlar, sokaklar, caddeler beton denizlerine dönüştürülüyor. Doğanın bu coğrafyada cömert davrandığı, hatta sanat eserleri yarattığı ne kadar yer varsa, açgözlülüğün, hırsın, o bir türlü doyamayan midelerin kurbanı oluyor.

Talan ve fetih kültürü müdür bunları yaptıran? Derdiniz nedir, zorunuzun adı nedir? Mahvetmeye başladığınız bu topraklarda sizlerin çocukları, torunları yaşamayacak mı? Onlar da diğer canlılar gibi soluk almak istemeyecek mi, temiz bir bardak su istemeyecek mi, bir çiçek bir böcek sakin bir kıyı bir ağaç gölgesi.. istemeyecekler mi? Ne yapıyorsunuz tam olarak?



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.